(4721 S. K. m. 995)
Dava: Dava dilekçesinde 2.000.000.000 lira ecrimisil bedelinin birleşen 2004/128-403 sayılı dosyada ise 1.761.000.000 lira ecrimisilin yasal faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili davalıların 1013 parsel nolu taşınmaza müdahalesinin önlenmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın Şaban Kuban yönünden reddi, davalı Osman Kuban hakkındaki men'i müdahale davasının kabulü, ecrimisil davalarının reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dilekçesinde, köyde bulunan bir kısım taşınmazlara ilişkin hisselerin muris Necip Kuban'ın eşi ve çocuklarına intikal ettiğini, davalıların ise davacıların hissesi olan yaklaşık 35 dekar yeri kullandığını belirterek, 2.000.000.000 lira ecrimisilin (fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak) davalılardan tahsilini talep etmiştir. Birleşen Malkara Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/128 esas sayılı dosyasında ise bu dosyadaki bilirkişi raporu sonucu ortaya çıkan 2001 yılından 107.000.000 TL., 2002 yılından 244.000.000 TL.fazlaya ilişkin hakları ile, 2003 yılı ecrimisil bedeli olarak da 1.410.000.000 TL.nın davalılardan tahsili talep edilmiştir.
Mahkemece, davalılardan Şaban Kuban aleyhine açılan davaların reddine karar verilmiş, davalı Osman Kuban aleyhine açılan men'i müdahale davasının kabulü, ecrimisile ilişkin davanın ise, ihtarnamenin çekildiği tarih ile dava tarihi itibariyle Ekim dönemi bitip mahsul alınamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından ecrimisil istemine ilişkin temyiz edilmektedir.
Kural olarak paydaşlar intifadan men edilmedikçe birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men keyfiyeti, maddi bir olay olduğundan, her türlü delille ispat edilebilir. Davacı taraf verdiği delil listesinde dinletmek istediği tanıkları bildirmiştir. Mahkemece bu tanıklar dinlenmeden, yalnızca ihtara değer verilerek hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Bundan ayrı olarak, davalı tarafa gönderilen ihtarnamenin 23.10.2002 tarihinde tebliğ edildiği, birleşen dosyadaki dava tarihinin ise 20.2.2004 olduğu ve birleşen dosyada davacının 2003 yılı için de ecrimisil talep ettiği, bu durum karşısında, ihtarname tarihinden sonrasını kapsayan 2003 yılı için ecrimisile hükmetmek gerekirken, bu yöndeki talebin de reddi doğru değildir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy