(818 S. K. m. 61, 66, 125)
Dava dilekçesinde fazlaya ait hak saklı tutularak 2.060.000.000 TL. alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği düşünüldü.
Davacı dilekçesinde; davalının, Çankaya Yücetepe mahallesinde bulunan dairedeki miras hissesini, 4.9.1986 günlü satış vaadi sözleşmesi ile kendisine devrettiğini, parasını nakden ve tamamen aldığını (1.250.000 TL); ancak, açılan ortaklığın giderilmesi davası sonucunda taşınmazın satıldığını ve 1.10.2002 gününde satış bedelinin davalı tarafından alındığını; oysa, bu bedelin kendisine ilişkin olduğunu iddia ederek; bu tarihten itibaren sebepsiz zenginleşen davalıdan 2.060.000.000 TL'nin işlemiş kanuni faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, zaman aşımı itirazında bulunmuş, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, mirasçılar arasında miras payının temlikine ait sözleşmelerin geçerli olup, satış vaadi sözleşmesi ile davalının sözleşmede belirtilen taşınmazdan hissesine düşen miktarı devir etmek istediği, davacının belirlenen miktarı peşin ve nakden ödeyerek edimini yerine getirdiği, Borçlar Yasanın 125. maddesinde ön görülen 10 senelik zaman aşımı süresinin henüz dolmadığı, aynı kanunun 61. maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Davada; miras hissesinin satış vaadi sözleşmesiyle devri sebebiyle kendisine ilişkin olan hisse bedelinin; davalı tarafından alındığı ve sebepsiz zenginleştiği ileri sürülerek, belirtilen miktarın faiziyle tahsili istenilmektedir.
Sebepsiz zenginleşme olgusuna dayanılarak açılan ve mahkemece de bu biçimde kabul gören davada; zaman aşımı süresi BK. 66. maddedeki bir senelik süreye tabidir. Davalı süresinde zaman aşımı itirazında bulunmuştur. Ortaklığın giderilmesi davası sonucunda satılan taşınmazın bedeli 1.10.2002 gününde davalı tarafından alınmış, iş bu dava ise; 2.10.2004 gününde açılmıştır. Davalının zenginleşmesi 1.10.2002 gününde gerçekleşmiş bulunduğuna göre, dava gününe kadar bir senelik zaman aşımı süresi geçmiştir. O halde, mahkemece; zaman aşımı sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu işin esası incelenerek, yazılı biçimde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı biçimde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istem halinde temyiz edene iadesine 05.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy