(1086 S. K. m. 75) (2004 S. K. m. 72)
Dava: Dava dilekçesinde 3.047.000.000 TL borçlu olmadığının tespiti, senedin ve takibin bu miktar yönünden iptali (yargılama esnasında istirdada dönüşen taleplerinde) 4.035.000.000 TL'nin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davacı, kardeşleri olan davalı Vacit ve dava dışı Hasan'dan tarla satın aldığını, karşılığında kendilerine 9.4.2004 tanzim tarihli 4.700 Amerikan Doları bedelli senet verdiğini ancak davalının kendisine 600.000.000 lira değerinde tarla vererek kalanını vermediği halde, 1/2 hisse sahibi olması nedeniyle senet bedelinin (1/2 si) tahsili için icra takibi başlattığını belirterek senedin ve takibin iptalini istemiş, yargılama esnasından takibe konu senet bedelini ödediğinden 4.035.000.000 TL'nin istirdadını talep etmiştir.
Davalı savunmasında, davacıya dava dışı Hasan ile birlikte 4.700 Amerikan Doları karşılığında tarla sattıklarını ve senet aldıklarını, 1/2 hisse sahibi olduğu halde davacının borcunu ödemediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bononun tanık beyanına göre teminat mukabilinde verilmiş olduğu ayrıca tapu kaydı uyarınca ekli resmi senetten davacıya 9.4.2004 tarihinde satış yapıldığı ve bedelin tamamını nakden ve peşin olarak aldıklarını beyan eden belge karşısında davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı temyiz etmektedir.
Davaya konu senet, tapuda satışın yapıldığı 9.4.2004 tarihinde tanzim edilmiş ve bedeline ilişkin malen ibaresi bulunmaktadır. Senedin tarla satışı nedeniyle verildiği konusunda ise ihtilaf bulunmamaktadır. Tarafların senedin teminat mukabilinde verildiği konusunda iddia ve savunmaları da mevcut değildir.
Bu durum karşısında, davacının, senedin teminat senedi olduğu yolunda bir iddiası bulunmadığı, hakimin HUMK 75.mad. uyarınca taraflarca kendisine bildirilmeyen vakıaları inceleyemeyeceğine ilişkin hükmü dikkate alınmaksızın davacı davasını ispat edemediği halde yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy