(2004 S. K. m. 67) (4077 S. K. m. 5, 6, 7, 8, 10, 11, 12, 13, 21, 22, 23) (818 S. K. m. 487)
Dava: Dava dilekçesinde itirazın iptali icra inkar tazminatının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın görev yönünden reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davada, davalıların bankadan kullandıkları kredi borcunun davacı tarafından (kefil sıfatı ile) ödendiği, ödenen bedelin asıl borçlu (davalılardan) tahsili için icra takibi yapıldığı belirtilerek, takibe vaki itirazın iptali istenilmiş; mahkemece 4077 sayılı yasanın 10. maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümünde Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 5. maddesinde satıştan kaçınma, 6. maddesinde taksitli satışlar, 7. maddesinde kampanyalı satışlar, 8. maddesinde kapıdan satışlar, 10. maddesinde tüketici kredisi, 11. maddesinde süreli yayınlar, 12. maddesinde etiket 13. maddesinde garanti belgesi vs. düzenlenmiş; üçüncü kısmın 21. maddesinde tüketici konseyi, 22. maddesinde tüketici sorunları hakem heyeti hükme bağlanmış ve dördüncü kısmın 23. maddesinde de Tüketici Mahkemeleri ile ilgili olarak şu hüküm yer almış bulunmaktadır.
Bu Kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak, çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılır. Tüketici Mahkemeleri nezdinde tüketiciler, tüketici örgütleri ve Bakanlıkça açılacak davalar her türlü resim ve harçtan muaftır.
Görüldüğü üzere Tüketici Mahkemeleri nezdinde dava açabilmenin koşulları şunlardır:
1- Uyuşmazlık, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun uygulanmasıyla ilgili olmalı ve 2- davanın tüketiciler, tüketici örgütleri veya bakanlıkça açılması gerekmektedir. Zira çözümünün uzmanlık gerektiren Tüketici Mahkemelerinde dava açılmasını kolaylaştırmak için bu davaların vergi, resim ve harçtan muaf olmaları hususu başka türlü açıklanamazdı.
Uyuşmazlık konusu olayda davacı (müteselsil kefil) kendisine karşı tüketici konumunda bulunmayan kefalet aktinin (BK.md.487) tarafı olan davalıya bu aktin gereği olarak ödediği bedelin rücuan tahsili için icra takibi yapmış ve itiraz üzerine işbu davayı açmıştır. Dolayısı ile tüketici kredisi sözleşmesinin tarafı, banka (satıcı) ve tüketici kredisini kullanan (borçlu-tüketici) davalılardır. Bu olayda (tüketici kredisi) sözleşmesine taraf olanların birbirleri aleyhine açtığı bir dava bulunmamakta, aksine kefalet aktine dayanan bir isteme ilişkin uyuşmazlık yer almaktadır.
Böylece, ihtilafın çözümlenmesinde 4077 sayılı yasanın (10 ve 23. maddelerinin) uygulanmasının söz konusu olmamasına ve davanın özel mahkemede görülmesine dair hukuksal nedenler bulunmamasına göre; mahkemece uyuşmazlığın esasına girilerek, toplanacak delillerle varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, görevsizlik kararı verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy