(4721 S. K. m. 756)
Dava: Dava dilekçesinde suya vaki elatmanın önlenmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmiş ise de, HUMK. nun 438. maddesindeki koşullar oluşmadığı ve duruşma pulu bulunmadığından duruşma talebinin reddine karar verildi.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davacılar vekili dava dilekçesinde, davacıların tapulu (cilt 7, sahife 128) taşınmazından çıkan ve sulama suyu olarak kullandıkları kaynak sularına davalı belediye başkanlığı tarafından yapılan müdahalenin önlenmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacıların zilyetliğinde bulunan taşınmazdaki 4 adet kaynak suyuna davalı idarenin müdahalesinin önlenmesine karar verilmiştir.
Dosya kapsamından ve mahalli bilirkişi beyanından davacıların zilyetliğinde bulunan taşınmazın içinden çıkan dava konusu kaynaklardan eskiden beri davacıların babası, sonrada davacılar tarafından sulama suyu olarak yararlandıkları, artan suyun ise ark halinde köye (şimdiki davalı belediyeye) ulaştığı anlaşılmaktadır.
Mahallinde yapılan keşif sonucunda alınan jeoloji mühendisi raporunda dava konusu kaynakların toplam debisinin 0,478 lt/sn, davacıların ihtiyacının 0,0573 lt/sn olduğu açıklanmış, buna rağmen ziraat bilirkişisine ait raporda ise davacıların ihtiyacının 1.125 lt/sn olduğu ve suyun davacılara yetmeyeceği belirtilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporları arasında çelişki olduğu anlaşıldığından yetersiz bilirkişi raporlarına dayanılarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu durumda, davacıların taleplerinin daha iyi araştırılması ve sağlıklı bir sonuca ulaşabilmek için suların en az olduğu bir sulama döneminde su işlerinden anlayan uzman bilirkişiler (jeoloji mühendisi, hidroloji mühendisi ve ziraat mühendisi) seçilerek, mahkemece, mahallinde keşif yapılmak suretiyle dava konusu kaynakların debisinin sağlıklı bir şekilde ölçülmesi ve davacıların bu suya ihtiyacını belirten ayrıntılı rapor alınarak sonucuna göre karar vermek olmalıdır. Eğer dava konusu suyun davacıların ihtiyacından fazla olduğu anlaşılırsa, artan suyun davalı belediyeye verilmesine, aksi halde yani suyun davacıların ihtiyacına ancak yeteceği belirtilirse şimdiki gibi davanın kabulüne karar verilmelidir.
Eksik inceleme ile ve raporlar arasındaki çelişki giderilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy