(4721 S. K. m. 757, 758)
Dava: Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dilekçesinde, K. mevkiinden çıkmakta olan ve kadimden beri davacı ve ailesinin kullandığı kaynak suyunun 1/3 'lik kullanım hakkının davacıya ait olduğunu, yaklaşık 1 yıl kadar önce davacının kaynaktan boru döşeyerek evinde içme ve kullanma amacıyla suyu getirdiğini, davalının 400 metrelik borularını tahrip ederek suya müdahalede bulunduğunu ve maddi zarara uğrattığından bahisle, suya müdahalenin önlenmesi ve 222.187.680 TL tazminatın davalıdan tahsili istenilmiştir.
Davalı savunmasında, davacının bu sudan kullanma hakkının bulunmadığını, 27.9.1979 tarih ve 6 sayılı köy kararında da bu suyun 1/3'lik kısmının köy okuluna, kalanın ise kendisinin de hissedar olduğu cami tarlasının kullanımına bırakıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmektedir.
Somut olayda, davacı mevcut suda 1/3 'lik kullanım hakkı bulunduğunu, 2/3 'lik kullanım hakkının ise köy muhtarlığı ile yapılan anlaşma uyarınca köy okuluna bırakıldığını ve okuldan artan suyun ise, davalının da hissedar olduğu cami tarlasına gittiğini belirtmiştir. Bilirkişiler ise; 0,550 lt/sn debili kaynağın halen 0.275 lt/sn'lik kısmının davacı tarafından içme ve sulama suyu olarak kullanmak üzere evine taşındığı, yine 0.125 lt/sn'lik kısmının davacı tarafından tarla sulamada kullanıldığı, 0.150 lt/sn lik kısmının ise okul içme suyu ihtiyacında kullanıldığını belirtmişlerdir.
Tespit edilen bu olguya göre; davacının 1/3 olan hissesinden fazla su kullandığı, davalının hissedar olduğu cami tarlasına ise yeterli su gitmediği, davacıdan artan suyun sadece okula gidebildiği, bu durumda davacının sadece 1/3 hissesi varken ihtiyaçtan fazla su alacak şekilde boru taktığı ve bu nedenle cami tarlasının kuruduğu göz ardı edilerek davanın kabulü doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy