(4721 S. K. m. 701, 702, 995)
Dava: Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar mahfuz tutularak 1.000.000.000 lira ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir.
Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada, müşterek murislerinden intikal eden hatlı dolmuşun davalılar tarafından kullanılması nedeniyle 2001 yılından itibaren fazlaya ilişkin hakları mahfuz tutularak 1.000.000.000 lira ecrimisilin tahsili istenilmiştir. Mahkemece, taşınır mallardan ecrimisil istenemeyeceği gerekçesi ile davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm, süresinde davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Ecrimisil, TMK. nun 995. maddesine göre taşınmaz (veya taşınır) üzerinde zilyetliği bulunmayan malik (davacı) tarafından, taşınmaza (nesneye) bir hakka dayanmadan veya malike karşı ileri sürülebilir bir hakka dayanmadan zilyet olan kimseye (davalıya) karşı yöneltilebilen bir talep ve dava türüdür. Zira eğer davacı, haksız veya kendisine karşı ileri sürülebilir bir hakka sahip olmayan halihazır zilyetten (davalıdan) şeyin iadesini talep edebiliyorsa (TMK. mad. 718/1,683), doğal olarak bu iade talebine ecrimisil (haksız işgal tazminatı) istem ve davası, eşlik edecektir (Karş. Burak Ozen: Haksız Zilyedlikte İade, "doktora tezi" İst.2003, sh.79, 85).
Yürürlükte bulunan Türk Medeni Yasasının elbirliği mülkiyetine ilişkin olan (701-702) maddeleri ile kötü niyetli zilyedin sorumluluğuna ilişkin 995. maddeleri sadece taşınmaz mallar için düzenlenmiş değildir. Aksine mal, şey gibi taşınır ve taşınmaz mülkiyetini birlikte kapsayacak ifadeler kullanılmıştır.
O halde mahkemece, işin esasına girilerek ecrimisil ilkeleri gereğince bir İnceleme ve araştırma yapılarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken itibar edilmeyen gerekçelerle davanın reddi cihetine gidilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy