(4721 S. K. m. 683)
Dava: Dava dilekçesinde suya yapılan müdahalenin önlenmesi faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili dilekçesinde, gerek davacı, gerekse davalıların, dava konusu sudan ihtiyaçları oranında faydalandıklarını, davacıların önceleri kendi döşedikleri borular ili suyu aldıkları, sonradan havuz ve çeşme yaptırarak sudan faydalanmaya devam ettiklerini, ancak davalıların su azaldı gerekçesi ile dava konusu suyu kestiklerini beyan ederek, suya yapılan bu müdahalenin önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar savunmalarında dava konusu suyun tapulu mülklerinden çıktığını, bu nedenle de davacıların bu suda herhangi bir haklarının olmadığını ifade etmişlerdir.
Dairemizin 2003/11953 E ve 2004/452 K. sayılı bozma kararında da belirtildiği üzere, dava konusu suyun 10 nolu parsel sayılı taşınmazdan çıktığı, bu taşınmazda davalıların da hissedar oldukları ve taşınmazdan çıkan sudan isimleri beyanları hanesinde belirtilen dokuz kişinin sulama ve içme su haklarının bulunduğu anlaşılmaktadır.
Kural olarak, tapulu taşınmazdan çıkan su, yeryüzüne çıkar çıkmaz taşınmazın sınırlarını aşacak şekilde dere halini alarak akmadığı sürece özel su olarak kabul edilir.
O halde mahkemece davacıları tapu kaydının beyanlar hanesinde ismi geçen şahıslar ile (gerekirse veraset ilamı da istenerek) ilişkilerini ispatlamayı yarayan delilleri sorularak, bu ilişkinin kanıtlanması halinde, suyun öteden beri kullanım şekline göre (davacıların yararlandıkları su miktarına davalıların müdahalesinin önlenmesi şeklinde) bir düzen kurulması gerekirken, önceki bozma kararımızın gereği yerine getirilmeden kabul kararı verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy