(4077 S. K. m. 1, 11)
Dava: Dava dilekçesinde 2.286.20 YTL alacağa karşı yapılan takibe itirazın iptali ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi istenmiş, mahkemece davanın görevsizlik nedeniyle reddi cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava dilekçesinde taraflar arasındaki tellallık sözleşmesine dayalı olarak 2.286.20 YTL alacağa karşı yapılan takibe itirazın iptali ve icra inkar tazminatına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Mahkemece, davacı ile davalı arasında gayrimenkul satış hususunda sözleşme bulunduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın bu sözleşmeden kaynaklandığı dolayısıyla taraflar arasında 4077 sayılı yasanın değişik 11/A maddesi kapsamında sözleşme ilişkisi bulunduğundan; bu haliyle davanın Tüketici Mahkemelerinin görevine girdiğinden bahisle, görevsizlik kararı verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı tüketicinin korunması hakkındaki kanunun amaç başlıklı 1.maddesinde yasının amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı ikinci maddesinde "Bu kanunun 1.maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar" hükmüne yer verilmiştir.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut olayda, uyuşmazlık; davacı (tellal) ile davalı (satıcı) arasında dava konusu gayrimenkulün satımına aracılık etmek hususunda yapılan tellallık sözleşmesinden kaynaklanan alacağa ilişkindir. Dolayısıyla davacı ile davalı arasında bir alım-satım sözleşme ilişkisi bulunmamaktadır. 4077 sayılı yasa kapsamında her hangi bir sözleşme ilişkisi de mevcut değildir. Davanın bu haliyle genel mahkemelerde bakılması gerekirken tüketici mahkemelerinin görevine girdiğinden bahisle görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
Kabule göre de görevsizlik kararı verilirken davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve şimdilik diğer yönlerin incelenmesine mahal olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy