(4721 S. K. m. 995)
Dava: Dava dilekçesinde 2.500.000.000 lira ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile aylık 1.224.920.000 liranın tahsili cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından 2.7.1992 tarihinde satın alınan 4366 nolu taşınmazın tapu kaydında İş bu parselin geliri 4690 parsel nolu H. M. Camisine aittir şerhinin bulunduğunu, söz konusu şerhe rağmen davalının taşınmazın gelirini ödemediğini, 5 yıllık gelir bedeli 2.500.000.000 liranın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile 1.224.920.400 liranın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dosya kapsamından davalıya ait dava konusu 4366 nolu taşınmazın tapu kaydında bulunan işbu parselin geliri 4690 parsel nolu H. M. Camisine aittir şerhi nedeni ile davalıdan taşınmazın 5 yıllık gelirinin talep edildiği ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda 5 yıllık 1.224.920.400 lira icar bedelinin hesaplandığı anlaşılmaktadır.
Davacının uğradığı zarar, davalıya ait taşınmazın getirebileceği gelir bedeli yoksun kalınan gelir, kaybedilen kazanç imkanıdır. Zarar gören davacının, taşınmazın davalıya satılmamış olsa idi ileri sürdüğü geliri elde edeceğini ispat etmesi gerekir. Davacının talep ettiği miktarda gelir mahrumiyetine uğradığını ispat edemediği durumlarda taşınmazın asgari kira (icar bedeli) getirisinin hesap edilerek karar verilmesi gerekir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazın mevcut haliyle serbest koşullarda getirebileceği kira (icar) parasının emsal kira (icar) sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü ve çevre özellikleri de nazara alınmak suretiyle emsal değerlendirmesi yapılmadığı gibi, kira parasına etki eden taşınmaza ait özelliklerde somut bir şekilde açıklanmamıştır. Belirtilen nedenlerle rapor hüküm kurmaya elverişli değildir.
Bu durumda mahkemece, taraflardan dava konusu taşınmaza ilişkin emsal kira sözleşmeleri istenmeli; gerekirse re'sen emsal sözleşmeler temin edilerek ve yeniden oluşturulacak bilirkişi heyeti ile mahallinde keşif yapılarak dava konusu taşınmazın getirebileceği kira (icar) bedeli konusunda denetime elverişli rapor alınmalı ve sonucu doğrultusunda karar verilmelidir.
Eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy