(818 S. K. m. 20) (4721 S. K. m. 9)
Dava: Dava dilekçesinde 3.668.550.000 liranın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davacılar vekili tarafından istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davacılar vekili Av. Filiz Unaç geldi. Aleyhine temyiz olunan davalı vekili Av. NEVİN Taştan gelmedi. Gelen vekilin sözlü açıklaması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Karar: Dava dilekçesinde, temyiz kudretine sahip olmayan davacıların murisi Osman Kömür'ün 1497 ve 1500 parsel numaralı taşınmazları davalıya sattığı, açılan tapu iptali ve tescil davası sonunda davalı adına olan tapu kaydının davacıların hisseleri nisbetinde iptal edilerek davacılar adına tescil edildiği iddia edilerek 1995-1999 dönemi için ecrimisil talep edilmiş, mahkemece davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddi cihetine gidilmiştir.
Dava konusu 1497 ve 1500 parsel numaralı taşınmazların davacıların murisi Osman Kömür tarafından 1.11.1994 tarihinde davalıya satıldığı, davacıların açmış oldukları Kemalpaşa Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/137-E, 1997/436-K sayılı dava ile murisin akit tarihinde hukuki ehliyetinin bulunmaması nedeniyle davalı adına olan tapu kaydının davacıların hisseleri nisbetinde iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmiştir.
Fiil ehliyetine sahip olmayan bir kişinin yapmış olduğu sözleşme hiçbir hukuki sonuç doğurmaz. Bu nedenle açılan tapu kaydının iptali ve tescili davası sonunda verilen karar yenilik doğurucu bir karar olmayıp bu durumun tespiti mahiyetinde bir karardır. Dolayısıyla davacıların hissesi yönünden davalı hiçbir zaman mülkiyet hakkı kazanamamıştır.
Davalı vekili 31.05.2002 tarihli celsede müvekkilinin taşınmazları iyiniyetli olarak kullandığını beyan etmiştir.
O halde mahkemece, davacıların ecrimisil talep etmeye haklarının bulunduğu kabul edilip, alacak miktarı yönünden araştırma ve inceleme yapılarak varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddedilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı taraf için Yargıtay da' ki duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 400.000.000 lira vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacı tarafa verilmesine ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.4.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy