(6570 S. K. m. 15) (1086 S. K. m. 8)
Dava: Dava dilekçesinde dava konusu mecurda kiracı olarak tesbiti olmadığı takdirde 20.000 YTL tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiş, mahkemece davanın esastan reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dava dilekçesinde davalıya ait Konya SSK Bölge Hastanesindeki çay ocağının işletilmesi için 1.3.2002 tarihinde müvekkiliyle davalı arasında kira sözleşmesi yapıldığını bu sözleşmeye dayanarak, müvekkilinin kiracı olarak bu yeri işletmeye devam ederken, davalı kurumun bu cay ocağını kendisinin işleteceğinden bahisle müvekkilinin tahliyesini istediğini bunun üzerine müvekkilinin bu yeri tahliye ettiğini, tahliye sonrası davalı kurum bu yeri bizzat kendisi işletmeyip üçüncü bir kişi olan Ramazan Dayan ismindeki bir kişiye kiraya verdiğini bunun yasaya aykırı olduğunu iddia ederek dava konusu mecurun tekrar kendisine kiralanmasını olmadığı takdirde 20.000 (Yirmibin) YTL tazminatın ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece dava konusu mecurun 3.kişi olan Ramazan Dayan'a kiraya verilmediği, bizzat davalı kurum tarafından işletildiğinden bahisle dava esastan reddedilmiştir. Hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda, davalıya ait taşınmazdaki çay ocağını kiracı olarak işleten davacının davalı kurumun mecuru kendisinin işleteceğinden bahisle tahliyesinin istendiği, bunun üzerine davacıda bu mecuru kendi iradesiyle tahliye etmiştir. Davacı, çay ocağından tahliye edildiği halde 3 yıl süre dolmadan bu yerin Ramazan Dayan isimli 3. kişiye kiraya verildiğini, bu durumun 6570 sayılı yasanın 15.maddesine aykırılık teşkil ettiğini iddia ederek, mecurda kendisinin kiracı olduğunun tesbitine, olmadığı takdirde 20.000 (yirmibin) YTL tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmektedir. Dolayısıyla dava kiracılığın tesbiti ile 20.000 (yirmibin) YTL tazminat istemine ilişkindir.
HUMK 8. maddesinde davanın değerine bakılmaksızın sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu dava ve işler sayılmıştır.
Dava yukarda belirtilen niteliği itibariyle anılan madde de açıklanan işlerden hiçbirisine bağlı değildir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 21.7.2004 tarih ve 5219 sayılı yasa ile değişik 8. maddesinde değer veya miktarı 5000 (beşbin) YTL'yi geçmeyen davalara Sulh Hukuk Mahkemelerinde bakılacağı hükmü getirilmiştir.
Davada 20.000 (yirmibin) YTL tazminat istemi nazara alındığında davaya bir kül halinde Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılmak üzere dava dilekçesinin görev nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, esasa ilişkin hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, diğer yönlerin incelenmesine mahal olmadığına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy