(1086 S. K. m. 428)
Dava: Dava dilekçesinde 1.000.000.000 lira (ıslah ile 19.770.930.000 TL) alacağın, ticari faizi ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın Ahmet Kocadal yönünden reddi, davalı Sabit Buberen yönünden kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı Sabit Buberen vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dilekçesinde, davacının Doğukan İnş. Ltd. Şti.nden 13.kat 25 nolu daireyi haricen satın alıp bedelini peşin ödediğini, Doğukan İnş. Ltd. Şti.nin arsa sahibi olan davalı Sabit ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptığını, ancak şirketin inşaatın %70'ini tamamlayarak 1999 tarihinde işi terkettiğini, davacının burada oturmak için inşaatın eksik kısımlarını kendisinin tamamladığını, daha sonra müteahhit (dava dışı) Erdal Yıldırım'ın 2002 tarihinde bu taşınmazı davalı Ahmet Kocadal'a sattığını, Ahmet'in de 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/1109 E.-2003/903 K.sayılı ilamı ile adına tescil kakarı aldırdığını, bu nedenle davalıların davacının yaptığı faydalı masraflar kadar sebepsiz zenginleştiğini belirterek 1.000.000.000 TL/ıslah ile 19.770.930.000 TL)nın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalı Sabit savunmasında, davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini, dava konusu 25 nolu daireye ilişkin kendisiyle yapılmış bir sözleşme olmadığını, kendisinin Doğukan Şirketi ile de sözleşme yapmadığını, davacının sözleşme yaptığı şirket ile kendisinin sözleşme yaptığı müteahhidin ayrı olduğunu, kendisinin dava dışı müteahhit Erdal Yıldırım ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptığını, dairenin de mahkeme kararıyla davalı Ahmet'e verildiğini beyan ederek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davalı Ahmet yönünden, dairenin faydalı imalatlar yapıldıktan sonra (3.9.2002 tarihinde) daireyi satın alıp, bedelini de ödediği, sebepsiz zenginleşmediği gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı Sabit yönünden; Taşınmaza faydalı imalat yapıldıktan sonra davalı Ahmet'e satış vaadinin (3.9.2002 tarihinde) arsa sahiplerinden aldığı özel vekaletname ile yüklenici olan Erdal Yıldırım'ın sattığı, dolayısıyla sebepsiz zenginleşen aynı zamanda arsa sahibi olan davalı Sabit olduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne karar verilmelidir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy