(4721 S. K. m. 683)
Dava: Dava dilekçesinde 1.609.400.000 lira (ıslahen 4.216.400.000 lira) ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, Aşağı Pelitözü Köyünde bulunan 1287 ve 13 parsel sayılı taşınmazlarda mirasen ve satış vaadi sözleşmesi ile 2/5 hisse sahibi olduğu halde, tamamını 5 yıldır ekip-biçen davalıdan hissesine düşen toplam 2.607.600.000 lira ecrimisilin yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, karayazı mevkiindeki 1287 parsel sayılı taşınmazı kendisinin, Körpınar mevkiindeki 13 parsel sayılı taşınmazı ise 4 yıldır davacının ektiğini, 2004 yılında hissesine karşılık her ikisini de kendisinin ektiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Kural olarak ecrimisil davalarında taraflarca hazırlama ilkesi uygulanır. Bu nedenle, taraflardan her biri iddia ve savunmasını ispatla yükümlüdür.
Buna göre, ispat yükü ilk önce davacıya düşer. Davacı ecrimisil istenen taşınmazların ecrimisil istenen 5 yıllık dönemlerde davalı tarafından haksız olarak işgal edildiğini ispat etmelidir.
Somut olayda, 6.7.2005 tarihli duruşmada dinlenen davacı tanığı, dava konusu taşınmazı 1-2 yıldır davalının ektiğini ondan öncede 1-2 yıl davacının ekip-biçtiğini beyan etmiştir. Ayrıca davacının yaptırdığı tespite müdahil olarak katılmak isteyen diğer hissedarlar da, 1287 parselden geriye dönük, 5 yıl için, 13 nolu taşınmazdan ise 2004 yılı gelirinden dolayı davalı aleyhine pay talebinde bulunmuşlardır.
O halde davacı tanıkları taşınmazların başında dinlenerek durum açıklığa kavuşturulmadan, tanık beyanlarının ve sübutun aksine davalının 5 yıl taşınmazlardan faydalandığının kabulü doğru görülmemiştir.
Bunun yanında 4.216.40 YTL yerine, maddi hata sonucu 4.210.400.00 YTL miktara hükmedilmesi de doğru değildir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy