(4721 S. K. m. 995) (1086 S. K. m. 281)
Dava: Dava dilekçesinde 9.525.000.000 lira ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada, davacıya ait dairenin davalı (boşandığı eşi) tarafından haksız olarak kullanılarak işgal edildiği ileri sürülerek ecrimisil istenilmiş; mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulmuştur.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak ecrimisil, kötüniyetli şagilin ödemek zorunda olduğu bir tür tazminat olup, en azı kira geliri, en çoğu ise tam gelir yoksunluğudur.
İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde; taşınmazın dava konusu dönemde mevcut haliyle serbest koşullarda getirebileceği kira parasının, sonraki dönemler için ise bulunan bu miktara TEFE'nin tamamı yansıtılmak suretiyle gerçekleşecek miktardan az olmamak koşuluyla saptanacak ecrimisilin hüküm altına alınması gerekir.
Ayrıca, bilirkişi raporunu hazırlarken, raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. HUMK'nun 281.maddesine göre; bilirkişi raporu Yargıtay denetimine de elverişli olacak şekilde bilgi ve belgeye dayanan gerekçeye ve de açıklığa sahip olmalıdır. Ancak bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hüküm kurmaya dayanak yapılabilir.
Somut olayda, aynı taşınmaza ilişkin olarak Karşıyaka 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/817 E, 2004/111 K. sayılı dava dosyasında 2002 yılı için aylık 150.000.000 lira ecrimisil belirlenmiş ve bu bedel kesinleşmiştir. Uyuşmazlık konusu takip eden dönem ecrimisil hesaplanmasında bu rakam baz alınmadığı gibi, bilirkişi raporunda dayanağı bulunmayan ve denetime elverişli olmayacak şekilde hesaplamayla ecrimisil miktarı saptanmıştır.
Bu haliyle rapor hüküm kurmaya dayanak yapılacak nitelikte olmayıp yerleşik Yargıtay uygulaması gözetilmeden fazla ecrimisil hesaplanmış bulunması nedeniyle de kabule şayan görülmemiştir.
Mahkemece yapılacak iş, yeniden bilirkişinin 2002 yılı için önceki kesinleşen aylık 150.000.000 lira üzerinden, takip eden 2003 ve 2004 yıllarında ise TEFE'nin tam olarak yansıtılması suretiyle hesaplama yapmasını sağlayıp sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA; peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy