(4721 S. K. m. 169, 197) (1086 S. K. m. 74, 75)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dava dilekçesinde; ayrı yaşamada haklı eş olan (davacı) için 500.YTL. tedbir nafakasına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davacı için 150-YTL. tedbir nafakasına, müşterek çocuk Ayşe Miraç için 100-YTL.iştirak nafakasına hükmedilmiştir. Hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
HUMK. m. 74. maddesi gereğince hakim her iki tarafın iddia ve savunmalarıyla bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye hüküm veremez denilmektedir.
Somut olayda davacı taraf dava dilekçesinde müşterek çocuk küçük Ayşe M.'ın da davacı yanında kaldığı her ikisinin de ekonomik olarak zor durumda oldukları bildirilmiş, davacı için 500-YTL. tedbir nafakası istenmiş, müşterek çocuk Ayşe M. için ne kadar nafaka istendiği belirtilmemiştir. Yargılama aşamasında da dava dilekçesi tekrar edilmiştir.
O halde mahkemece, davacı tarafa talep ettiği tedbir nafakası açıklattırılarak davacı ve çocuğu için ayrı ayrı ne miktar nafaka istendiği saptanarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, çocuk içinde nafakaya hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Kabule göre de; çocuk için tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken iştirak nafakasına hükmedilmesi de doğru değildir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy