(1086 S. K. m. 175)
Dava: Dava dilekçesinde aylık 535.000.000 lira ecrimisil bedelini borçlu olmadığının tespiti masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, tapu tahsis belgesinin iptal edilmesi ile davalı adına kayıtlı olan taşınmaz için 1995 yılından beri ecrimisil ödediğini, ancak 2002 yılı için aylık 535.000.000 lira ecrimisil istendiğini, talebin fahiş olduğunu iddia ederek, 1.1.2002 tarihi itibariyle bu yer için istenebilecek ecrimisil miktarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının dava hakkına sahip olması dava açması için yeterli değildir. Bundan başka dava açmakta hukuki yararı bulunmalıdır. Buna, hukuki korunma ihtiyacı da denir. Yani, davacının mahkemeden hukuki korunma istemesinde, korunmaya değer bir yararı olmalıdır.
Ayrıca, hukuki yarar dava açıldığı anda var olmalıdır. İlerideki bir yarar yeterli değildir. Davacı, açılacak bir eda davasında aynı sav ve savunmaları ileri sürebilecektir.
O halde dava şartı olan hukuki yarar yokluğundan dolayı davanın usulden reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile kısmen kabulü doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy