(4721 S. K. m. 683) (1086 S. K. m. 284)
Dava: Dava dilekçesinde kira parasının ... gününden başlayarak aylık ... lira olarak tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile aylık kira parasının ... lira olarak tespiti cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Atatürk Orman Çiftliği Müdürlüğü vekili; davalının kuruma ait bulunan 676 parsel sayılı taşınmazda 445 m2'lik kısmı hiçbir akdi ve kanuni sebebe dayanmaksızın çay bahçesi ve piknik alanı yapmak suretiyle işgal ettiğini belirterek 5 yıl için 3.342.039.688 lira ecrimisilin 4.562.814.000 lira işlemiş faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı davanın reddini savunmuş, mahkemece bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle 406.210.459 liranın tahsiline karar verilmiş olup, hükmü davacı taraf temyiz etmektedir.
Dava konusu yerin Çayyolunda Hacettepe Kampüsüne ve Fırat Caddesine bitişik piknik yeri ve çay bahçesi olarak kullanılan 445 m2'lik kısım olduğu sabittir.
Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporu Orman mühendisi, Ziraat Mühendisi ve Kadastro müdürü olmak üzere bilirkişi kurulu tarafından düzenlenmiş, dava konusu yerin ağaçlandırılmış A.O.Ç arazisi içerisinde bulunduğu gözetilerek hesaplamada Orman Genel Müdürlüğünün benzer taşınmazları kiralamada kullandığı bedeller esas alınmıştır.
Oysa dava konusu taşınmazın bulunduğu semt, özellikleri konumu, kullanım şekli dikkate alındığında hüküm altına alınan miktar hak ve nesafete uygun olmayacak şekilde düşüktür.
Mahkemece yapılacak iş; yöreyi iyi bilen mülk bilirkişi ve benzer yerleri işleten aynı meslekten bir bilirkişinin de katılımıyla heyet oluşturmak, resen emsalleri incelemek ve tespit edilen bedelin dayanağını oluşturan emsal kira sözleşmeleri ve diğer verilen dosyaya konulmak suretiyle günün ekonomik koşullara uygun denetlenebilir rapor almak ve hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar vermekten ibaret iken, yazılı gerekçelerle hakkaniyete aykırı ve konu vicdanını rahatsız edecek şekilde düşük ecrimisile hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 31.1.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy