(4721 S. K. m. 2) (818 S. K. m. 18)
Dava: Dava dilekçesinde kira parasının 1.4.2004 gününden başlayarak yıllık 100.000.000.000 lira olarak tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile yıllık kira parasının 91.616.389.000 lira olarak saptanması cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davada, 1.4.2004 dönemi kira parasının yıllık 100.000.000.000 lira olarak tespiti istenilmiştir.
Mahkemece, kira parasının yıllık 91.616.389.000 lira olarak tespiti cihetine gidilmiş, hüküm, süresinde davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında 1.4.2003 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesi yapılmış olup, tespiti istenilen dönem sözleşmeyi takip eden ilk dönemdir.
Kira sözleşmesinin 4. maddesinde; İş bu kira mukavelesi 1.4.2003 - 1.4.2004 tarihleri arasında olup, 1 yıllık kira bedeli net 45.000 USA doları karşılığı Merkez Bankası Efektif satış kuru esas alınarak kiralayanın belirttiği banka hesabına TL. olarak ödenir düzenlemesi bulunmaktadır.
Kira sözleşmesinde, takip eden dönem için artış şartı kararlaştırılmamıştır.
Hukukumuzda sözleşmeye bağlılık (Ahde Vefa-Pacta Sund Servanda) ve sözleşme serbestliği ilkeleri kabul edilmiştir. Bu ilkelere göre, sözleşme yapıldığı andaki gibi aynen uygulanmalıdır.
Gerçekten de, sözleşmeye bağlılık ilkesi, hukuki güvenlik, doğruluk, dürüstlük kuralının bir gereği olarak sözleşme hukukunun temel ilkesini oluşturmaktadır. Ancak bu ilke özel hukukun diğer ilkeleriyle sınırlandırılmıştır.
Tarafların dövize endeksli kira sözleşmesi yapmalarındaki gerçek ve ortak amaçlarının saptanması uyuşmazlığın çözümünde önem kazanmaktadır. Kira parasını Amerikan Doları veya bunun Türk Lirası karşılığı üzerinden belirlemeleri, Türk Lirasının zaman içerisinde kaybettiği değerden korunmak, bununla birlikte Amerikan Dolarının ülkemizde Türk Lirası karşısında sürekli olarak değer kazanması nedeniyle kazanç sağlamak amacını taşımaktadır.
Dövize endeksli kira sözleşmelerinin kurulmasında, tarafların gerçek ve ortak amaçları sırf zaman zaman yükselen enflasyonun olumsuz etkilerinden kiralayanı korumak ve güvence altına almak iradesinden kaynaklandığının kabulü zorunludur (MK.md.2/1; BK.md.18).
Ancak, Türkiye'de son zamanlarda bunun tam tersi bir durum gerçekleşmiştir. Ekonomik gelişmeler sonucu Dolar ülkemizde Türk Lirası karşısında değer kaybetmiştir.
Bu durumda ise, sözleşmenin temel edimi olan ve taraflarca başlangıçta kabul edilen döviz fiyatlarındaki değişiklikler, sözleşmeye yazılan özel hükümler yorumlanıp tarafların sağladığı hak ve yararların değerlendirilmesi gibi tüm objektif ve subjektif hal ve koşullar değerlendirilerek sonuca gidilmelidir.
Yine mahkemece saptanacak kira parası kural olarak, önceki dönemde kararlaştırılan Dolar karşılığı Türk Lirasının altında olamayacaktır.
O halde mahkemece; 1.4.2004 dönemi kira parasının, önceki dönem (1.4.2003) için taraflarca kararlaştırılan 45.000 Amerikan Doları karşılığı ödenen 76.872.285.000 lira olarak saptanması gerekirken bu miktara endeks uygulanmak suretiyle fazla miktara hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy