(818 S. K. m. 248, 249, 250, 251, 252, 253, 254, 255, 256, 257, 258, 259, 260, 261, 262, 263, 264, 265, 266, 267, 268, 269) (1086 S. K. m. 8)
Dava: Dava dilekçesinde kira sözleşmesinin feshi ile birlikte fazlaya ilişkin hakları mahfuz tutularak 18.750.000.000 lira alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın Asliye Hukuk Mahkemesinin görevine girdiğinden bahisle reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı dilekçesinde, 01.05.2004 tarihli kira sözleşmesi ile İncek Köyünde bulunan taşınmazı restaurant-Cafe olarak kiraladığını ve taşınmaza masraflar yaptığını ancak taşınmazın ruhsatsız olduğu gerekçesi ile işletme ruhsatı alamadığı gibi elektrik, su, doğalgaz abonelik işlemlerinin de yapılmadığını ileri sürerek kira sözleşmesinin feshi ile birlikte toplam 18.750.000.000 lira kira alacağı ile maddi ve manevi tazminatların tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının mecuru gezerek kiraladığını ve ileri sürdüğü nedenlerin mecurun lokanta olarak işletilmesine engel nedenler olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, kira sözleşmesinin kendiliğinden fesh olunduğu ve alacak-tazminat miktarının Asliye Hukuk mahkemesinin görevine girdiği gerekçesi ile davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm süresinde davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Borçlar Kanununa göre kira akdinin kurulması ve sona ermesi (248-269) maddeler arasında düzenlenmiştir. Borçlar Kanunu'nun 249. maddesi uyarınca kiralanan, akitten maksut olan kullanmayı mümkün olmayacak yahut intifa ehemmiyetli suretle azalacak bir halde teslim olunursa, kiracı akdi feshe yahut ücretten münasip bir miktarın tenzilini istemeye selahiyattardır.
HUMK'nun 8. maddesinin 2. bendinin 1. fıkrasına göre; kira sözleşmesine dayanan her türlü tahliye, akdin feshi yahut tespit davalarına, bu davalarla birlikte açılmış kira alacağı ve tazminat davaları ve bunlara karşılık olarak açılan davalara Sulh Hukuk Mahkemelerinde bakılır.
Göreve ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgilidir. Yasanın yukarıda belirtilen açık hükmüne göre; mahkemece, işin esasına girilerek yapılacak yargılama sonucuna göre hüküm verilmesi gerekirken yazılı nedenlerle görevsizlik kararı verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre de; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2 hükmü gereğince davalı vekili yararına 150.000.000 lira vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken fazlaya hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy