(1086 S. K. m. 7)
Dava: Dava dilekçesinde 25.10.2001 tarihli kira sözleşmesi ile davacı tarafından kiralanan mecurun üst katının rakip bir şirkete kiralandığını ileri sürerek kira sözleşmesinin 5. maddesindeki kira parasına ilişkin şartın değiştirilerek mağazanın kiralanmasında menfaatin azalması nedeniyle aylık cironun %2 üzerinden ödenmesi ve aylık asgari kira bedelinin 15.000.000.000 lira olarak tenzili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davacı dilekçesinde, 20.9.2001 tarihli kira sözleşmesi ile kiralanan yerde Gima gıda ve ihtiyaç maddeleri satışı yapıldığı ve özel şart 5. maddede, kira bedeli olarak mağazanın aylık gelirinin %3.5'unun ödenmesinin kararlaştırıldığını, aylık cironun %3.5'in altında olması halinde ise asgari 15.000.000.000 lira kira ödenmesine ve her yıl asgari kiranın TEFE oranında artırılmasının düzenlendiğini buna dayanılarak 20.9.2002 kirasının 21.135.000.000 lira olarak ödendiğini ancak davalı (kiralayanın) aynı taşınmazda Migrosa yer kiraladığını ve bu durumun aylık cirosunu olumsuz etkilediğini ileri sürerek kira bedelinin %2 ciro ve 15.000.000.000 lira asgari kira bedeli olarak indirilerek tespitini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, uyarlama davasının şartları oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm, süresinde davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 8. maddesi gereğince kural olarak miktar veya değeri dava tarihi itibariyle 400.000.000 lirayı geçmeyen davalar için Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir. Miktar veya değeri 400.000.000 lirayı geçen davalar ise Asliye Hukuk Mahkemesinin görevine girer.
Somut olayda talep; kira sözleşmesinde taraflarca kararlaştırılan kira bedeline ilişkin olan koşulun değiştirilmesidir. Dava bu niteliği ile kira sözleşmesine dayanan kira tespit davası olarak nitelendirilemez.
Görev; kamu düzenini ilgilendirmekte olup re'sen dikkate alınır.
O halde mahkemece, davaya Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılması gerektiğinden görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy