(1086 S. K. m. 87)
Dava: Dava dilekçesinde 4.070.493.169.- Lira tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği düşünüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Davacı vekili 22.01.2003 tarihli dilekçe ile ıslah talebinde bulunmuş, böylece 4.070.493.169.- Lira olan istemini 4.208.567.342.- Lira olarak artırmıştır.
HUMK'nun 83 ve ardından gelen maddelerinde düzenlenmiş olan ıslah, taraflardan birinin usule ilişkin bir işlemini kısmen veya tamamen düzeltmesine olanak tanıyan hukuki bir yöntemdir.
Aynı yasanın 87. maddesindeki "müddei ıslah suretiyle müddeabihi tezyit edemez" hükmü, Anayasa Mahkemesi'nin 07.1 1.2001 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 22.07.1999 gün, 1999/1 E., 1999/33 K. sayılı kararıyla iptal edilmiş ve böylece, davadaki talep sonucunun kısmi ıslah yoluyla artırılmasına engel durum ortadan kaldırılmıştır.
Hemen belirtilmelidir ki, ıslah ( Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonra ) ancak kısmi davada fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmuş olan davacı tarafından istenebilir. Diğer bir ifadeyle, davada fazlaya ilişkin hakkım saklı tutmayan davacı karşı tarafın kabulü olmadığı sürece ne ıslah suretiyle ne de ek dava yoluyla fazla kısım için talepte bulunamaz.
Somut olayda davacı, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakkım saklı tuttuğunu açıkça belirtmediği gibi dilekçe içeriğinden de istemin, kısmi bir dava olduğuna dair duraksama yaratmayacak ölçüde bir anlatıma rastlanılmamıştır. Bu durumda davacı ıslah suretiyle netice-i talebini artıramayacağına göre ıslah dilekçesinde belirtilen değil, dava dilekçesinde gösterilen miktar doğrultusunda ( HUMK.'nun 74 vd. maddeleri gereğince ) talep aşılmadan hüküm kurulmalıdır.
Kabule göre de, ıslah dilekçesinin davalı tarafa ( HUMK'nun 85. maddesi gereğince ) tebliği gerekirken tebliğ yapılmadan karar verilmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy