(4721 S. K. m. 995)
Dava: Dava dilekçesinde 703.500.000 lira ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada, davacı idareye ait taşınmazın (zeytinliğin) haksız işgali nedeniyle 1.1.2001-31.12.2002 dönemlerine ilişkin ecrimisil istenilmiş; mahkemece, davacı idarenin 2002 yılından 552.000.000 lira ecrimisil istediği, davalının fazla istemi kabul etmeyerek 350.000.000 lira ödediği, bu ödemenin çekincesiz kabul edildiği böylece, davalının ecrimisil borcu bulunmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.
Davalının 2.12.2002 tarihinde, davacı Vakıflar idaresine ait banka hesabına 2002 yılı işgal tazminatı olarak 350.000.000 lira ödediği uyuşmazlık konusu değildir. Sorun bu ödemenin, davalıyı tüm ecrimisil borcundan kurtarıp kurtarmadığı hususuna ilişkindir.
Somut olayda davacı idare, hem 2001 yılı hem de 2002 yılı için toplam 703.500.000 lira ecrimisil istemiş olup, bankaya yapılan ödeme nedeniyle "halin icabı" gereği çekince koyması aranmaz. Buna karşın davalının toplam ecrimisil borcunun (350.000.000 lira miktarında olduğunu) kanıtlaması halinde borçlu olmadığının kabulü gerekir. Bu yönde herhangi bir savunma ve delil de bulunmadığına göre yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Kaldı ki, Vakıflar 2001 yılı için de ecrimisil istemiş olup, davalı sadece 2002 yılına ait ecrimisile mahsuben ödemede bulunmuştur. Bu durumda toplam ecrimisil alacağının davalı tarafça ödendiğini kabul etmek mümkün değildir.
O halde mahkemece, 1.1.2001-31.1.2002 tarihleri arasında (önceki dönem kesinleşen dava dosyası kapsamı da gözetilerek) gerekli inceleme ve araştırma yapılmalı, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda tüm deliller toplanarak karar yerinde değerlendirilmeli varılacak uygun sonuç doğrultusunda ecrimisil alacağına hükmedilmelidir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy