(4721 S. K. m. 4, 331)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada, müşterek çocuk için 130.000.000 lira olarak ödenen iştirak nafakasının aylık 400.000.000 liraya yükseltilmesi istenilmiş, mahkemece; davacı ve davalının sosyal ve ekonomik durumlarında önemli bir değişikliğin olmadığı gerekçesi ile istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
İştirak nafakası; çocuğun yaşı, eğitim durumu, günün ekonomik koşulları ile genel ihtiyaçlar ve ana-babanın mali durumlarına göre takdir edilir. Ayrıca nafakanın takdirinde birlik devam ederken çocuğun alışığı yaşama şekli de dikkate alınır.
Durumun değişmesi halinde hakim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır. (TMK.md.331)
Somut olayda artırılması istenen önceki nafaka 4.8.2002 tarihindeki koşullara göre verilmiş olup, bu davanın açıldığı 8.3.2004 tarihine kadar geçen süre içerisinde tarafların sosyal ve ekonomik durumlarında değişme ve gelişme olduğu, en azından yaşı ilerleyip, üniversiteye hazırlık için dershaneye gitmek isteyen küçüğün ihtiyaçlarında bir artış olduğu açıktır.
O halde, mahkemece birbuçuk yıl kadar önce takdir edilen iştirak nafakasının; küçüğün ihtiyaçlarının artması, ülke ekonomisindeki gelişmeler ve enflasyon nedeniyle paranın satın alma gücünün azalması gibi hususların göz önünde bulundurularak, TMK'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak uygun bir miktarda artırılması gerekmektedir. Her ne kadar, nafakanın takdirinde davalının hayat koşulları ve ödeme gücünün de dikkate alınması zorunluluğu var ise de; bu durum, yani davalının gelir durumunun düşüklüğü nafakanın artırılması gerekliliğini büsbütün ortadan kaldırmaz. Buna göre, küçüğün ihtiyaçlarındaki artış ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumu arasında bir denge kurularak hakkaniyet ölçüsünde (az da olsa) nafakanın bir miktar artırılması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile istemin tümü ile reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 31.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy