(4721 S. K. m. 683, 684, 722)
Dava: Temyiz isteminin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği düşünüldü.
Karar: Davacı idare (Vakıflar) vekili dilekçesinde; davalının hiçbir haklı sebebe dayanmaksızın, idareye ilişkin taşınmazın, ekli krokide B ile işaretli kısmını işyeri olarak kullanmak suretiyle işgal ettiğini ileri sürerek; 1.9.1999-31.9.2000 tarihleri arasında tahakkuk eden 83.610.000.000 TL. ecrimisilin faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/437 Esas s. dava dosyasında da; 1.10.2000-31.12.2001 tarihleri arası için 153.870.000.000 TL. ecrimisil talep edilmiş, bu dosya ile birleştirilmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu yer ile ilgili olarak, açılan önceki davada; arsa üzerindeki binanın davalılar tarafından yapıldığının sabit olduğu, bu halde ecrimisilin bina hariç arsa üzerinden hesaplanması gerektiği gerekçesiyle ecrimisile hükmedildiğini kararın kesinleştiğini, ecrimisil hesabında alınan esasların kesin hüküm haline gelmesi karşısında, istenilen ecrimisil bedelinin fahiş olduğunu; ecrimisil bedelinin endeks uygulaması ile tesbitini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, önceki kesinleşen miktara endeks uygulaması yoluyla hazırlanan bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kısmen kabulü ile 1.9.1999-31.12.2001 tarihleri arasında hesaplanan 13.733.641.132 TL. ecrimisilin senelik kademeli faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı idare vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Ecrimisile konu taşınmaz, öncesinde Maliye Hazinesi adına kayıtlı iken İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1993/208 E, 1995/590 K. s. ve 14.12.1995 günlü kararı ile davacı vakıflar idaresi adına tescil edildiği ve tapuda; 336.50 m2 miktarlı Nev'i Ayasofyayı Kebir Vakfı'ndan olan kargir dükkan olarak Vakıflar Genel Müdürlüğü adına kayıtlı bulunduğu, hali hazır durumu itibariyle de; taşınmaz üzerinde dört katlı iş merkezinin bulunduğu anlaşılmaktadır.
Taşınmaz ile ilgili olarak önceki davada; davalıların taşınmaza vaki müdahalelerinin men'i ile taşınmazdan tahliyelerine ve 1.9.1994-31.8.1999 tarihleri arasında biriken toplam 103.177.000.000 TL. ecrimisilin tahsiline karar verilmesi istenilmiş, mahkemece, davacının tahliye talebinin kabulü ile, 1.9.1994 tarihi ile 31.8.1999 tarihleri arasında tahakkuk eden 4.076.819.817 TL. işgal tazminatının davalılardan faizi ile tahsiline karar verilmiş, karar; Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin karar düzeltme isteğinin reddine dair 30.4.2001 günlü ilamı ile kesinleşmiştir.
Kesinleşen mahkeme ilamında, ecrimisil hesabı; taşınmaz üzerindeki binanın davalılar tarafından yapıldığından bahisle, arsa üzerinden yapılmış ise de; bu kararla aynı zamanda davalıların taşınmazdan tahliyesine de karar verilmiş olduğundan ve tahliye kararından sonra binayı kullanmaya devam etmeleri nedeniyle, kararın kesinleşmesinden sonraki açılan yeni ecrimisil davasında, ecrimisil hesabının; arsa üzerindeki mevcut (tahliye edilen) bina gözetilerek yapılması gerekmektedir. Zira, TMK.nun 684. maddesine göre; bir şeye malik olan kimse, onun bütünleyici parçalarına da malik olur. Malik, o şey üzerinde yararlanma yetkisine (TMK. m. 683) sahiptir. Taşınmaz üzerinde bina yapan davalıların TMK. m. 722 vd. hükümlerden doğan haklarının varlığı davacının mülkiyet hakkını kullanmasına engel oluşturmaz.
Mahkemece yapılacak iş; ecrimisil istenen dönemde, taşınmazın mevcut haliyle işyeri olarak kullanıldığı gözetilerek, bu konuda oluşturulacak uzman bilirkişi heyetince belirlenecek ecrimisil bedelinin hüküm altına alınmasından ibarettir.
Kabule göre de; davacının uğradığı zarar kira geliri kaybı olup, bilirkişilerin uyguladığı yöntem doğru görülmemiştir. Kira gelir kaybının hesaplanmasında; davada istenen ilk döneme ilişkin ecrimisil bedeli, benzer nitelikteki yerlerin kira sözleşmeleri temin edilerek, emsal ve rayice göre belirlenmeli, ondan sonra sonraki yıllar için Toptan Eşya Fiyat Endeksi artış oranı uygulanmalıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı biçimde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istem halinde temyiz edene iadesine, 04.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy