(1086 S. K. m. 8)
Dava dilekçesinde kira parasının 15.10.2003 gününden başlayarak aylık 817.260.000 lira olarak tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü 517.212.500 lira olarak tespiti cihetine gidilmiş, hüküm taraflar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı, maliki bulunduğu evini 15.10.2001 tarihli kira sözleşmesi ile davalılardan F. A. 'ya oturmak üzere kiraladığını ancak davalı kiracı olarak kızı C. E. 'nin gösterilmesini taleple kira sözleşmesini vekil olarak imzaladığını beyanla kira sözleşmesinde kiracı tarafın F. A. olduğunun tespitine, kiralanan mecurun aylık kira parasının 15.10.2003 tarihinden itibaren 817.260.000 lira olarak tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, "kira sözleşmesini takiben 3 yıl geçmediğinden % 28.5 sınırlı artış ilkesi uygulanmak suretiyle aylık kiranın 517.212.500 lira ve 15.10.2001 başlangıç tarihli tarafların kabul ve imzalarını taşır, kira sözleşmesinin içerisinde kiracının kimliğinin C. E. ile olduğunun yasa önünde geçerli kira akdinin mevcudiyeti karşısında kirasının C. E. olduğunun tespitine karar verilmiştir. Hükmü davacı taraf temyiz etmektedir.
Kira sözleşmesine dayanan her türlü tespit davaları Sulh Hukuk Mahkemesinde görülür (m. 8, 11/1). Bundan maksat, kira bedelinin tespiti davalarıdır. Davacı, kiracılık sıfatının tespitini istemiştir. Sulh Hukuk Mahkemesinin bakacağı işler HUMK 8. maddede açıklanmıştır. İstek, kira sözleşmesine dayanan bir kira tespiti davası olmayıp, kiracılık sıfatının tespitine ilişkindir. Dava HUMK.nun 8. maddesinde Sulh Mahkemesinin değerine bakılmaksızın bakmakla görevli bulunduğu kira tespiti davası türünden olmayınca isteğin niteliğine göre görev genel kurala göre belirlenmelidir.
Davacı tarafın dayandığı sözleşmede yıllık kira parası dikkate alındığında davacının bu talebi hakkında görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esası hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 7.4.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy