(4721 S. K. m. 756, 757) (1086 S. K. m. 284)
Dava : Dava dilekçesinde suya vaki müdahalenin önlenmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava da, davacının açtığı kaynak suyuna davalılar tarafından yapılan müdahalenin önlenmesi talep edilmiştir. Mahkemece; dava konusu kaynağın davacı tarafından açılmış olması nedeniyle davalıların müdahalenin önlenmesine karar verilmiştir. Hükmü davalılar temyiz etmiştir.
Dava konusu kaynak suyunun devletin hüküm ve tasarrufu altındaki orman arazisi içinden çıktığı ve "genel su" niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Genel sulardan ise, kadim ve öncelik hakkı nazara alınmak koşulu ile herkes faydalı ihtiyacı oranında yararlanabilir. Mahkemece mahallinde keşif yapılmış, alınan bilirkişi raporunda tarafların ihtiyacı olan su miktarı konusunda bilgi verilmediği gibi yararlandıkları başka suların da araştırılmadığı saptanmıştır. Bu nedenle bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli değildir.
O halde daha sağlıklı bir sonuca ulaşabilmek için suların en az olduğu bir sulama döneminde su işlerinden anlayan uzman bilirkişiler seçilerek mahkemece yeniden keşif yapılmak suretiyle dava konusu suyun debisinin ölçülmesi ve tarafların yararlandıkları başka sular varsa bunlarda dikkate alınarak ve davacının kadim hakkı da gözönünde bulundurularak dava konusu suya olan ihtiyaçlarını belirten ayrıntılı rapor sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 1.2.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy