(3402 S. K. m. 19) (4721 S. K. m. 722, 729) (818 S. K. m. 61)
Dava: Dava dilekçesinde 6.192.000.000 lira alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: A) Davada, davalının hazineden satın aldığı taşınmaz üzerindeki zeytin ağaçlarının davacıya ait olduğu, ağaç bedellerinin davacıya ödenmediği ileri sürülerek, sebepsiz zenginleşme nedeniyle alacak isteminde bulunulmuş; mahkemece, söz konusu ağaçların davacıya aidiyeti hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, tapu kaydı beyanlar hanesinde de taşınmaz üzerindeki ağaçların davacıya ait olduğuna ilişkin şerh yer aldığı, böylece sebepsiz zenginleşmeden bahsedilemeyeceği; davalının taşınmaz üzerindeki ağaçları da almak zorunda olmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.
B) Kadastro Kanununun 19.maddesinin 2.fıkrasına göre: Taşınmaz mal üzerinde malikinden başka bir kimseye veya paydaşlardan birine ait muhdesat mevcut ise bunun sahibi, cinsi, ihdas tarihi ve iktisap sebebi belirtilerek tutanağın ve kütüğün beyanlar hanesinde gösterilir.
Yukarıda sözü edilen Kanunun 19. maddesinde öngörülen beyan, muhdesatın sahibini açıklar. Bir başka anlatımla muhdesatın beyanlar hanesinde gösterilmesi fiili (eylemli) durumun belirlenmesinden ibarettir. Bu durumda muhdesat sahibinin hakkı kaybolmamakta ve bir nevi güvenceye alınmaktadır.
Uyuşmazlık konusu muhdesatın taşınmazın bütünleyici parçası olduğu konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
C) Haksız (nedensiz) yere zenginleşen kişi, bu zenginleşmeyi geri vermek zorundadır.
Somut olaya göre; TMK.mad.729 yoluyla TMK.722 vd. maddelerinin uygulanması ile sonuca gidilmek gerekecektir.
D) Bu tür davalar kural olarak, arsa malikinin külli haleflerine (ardıllarına) karşı açılabilirse de cüz'i haleflerine (taşınmazı satın alanlara) karşı açılamaz (HGK.14.11.1962;140/94 ). Bununla beraber cüz'i halef (satın alan) taşınmazı parasız veya karşılıksız iktisap etmiş ya da karşılığı sırf arsa için ödemiş bulunuyorsa, onun BK'nun 61 vd. maddeleri çerçevesinde bir nedensiz zenginleşme davasına muhatap olabileceği bilimsel öğretide kabul edilmektedir (Bkz.Tekinay, Selahattin Sulhi: Eşya Hukuku, 3.baskı, c.1, İst.1978, sh.552 ve orada anılan: Meier-Hayoz, m.671, no:20). Kaldı ki, tazminat ödeme borcunun eşyaya bağlı bir borç olduğunu savunan yazarlar da vardır (Bkz.Tekinay, sh.559, dip not:29'da anılan: Liver, D., Serozan).
E) Mahkemece yapılacak iş; satış işleminin sırf arsa üzerinden yapılıp yapılmadığı ve taşınmazı satan (dava dışı) Hazinenin taşınmazın mütemmim cüz'ü (bütünleyici parçası) halini alan zeytin ağaçlarının da karşılığı olan parayı davalıdan alıp almadığı konusunu aydınlığa kavuşturmak ve yukarıdaki ilkeler çerçevesinde varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar vermekten ibarettir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy