(4721 S. K. m. 756, 758)
Dava: Dava dilekçesinde davalıların davacıya ait taşınmaza ve taşınmaz içerisindeki su kaynağına vaki müdahalenin men'i istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada, tapusuz taşınmaza ve taşınmaz içerisinde bulunan kaynak suyuna boru döşemek suretiyle yapılan müdahalenin men'i istenilmiş, mahkemece; yapılan inceleme sonucunda vaki müdahalenin men'ine karar verilmiş, hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, her ne kadar talep tapusuz taşınmaza ve taşınmaz içerisinde bulunan kaynak suyuna müdahalenin men'i şeklinde ise de; asıl uyuşmazlık taşınmazdaki sudan kaynaklanmakta, böylece dava suya vaki müdahalenin men'i isteminden ibaret bulunmaktadır.
Kural olarak, tapusuz taşınmazdan çıkan kaynak suları genel su niteliğinde olup, herkes kadim ve öncelik haklarını ihlal etmemek koşulu ile faydalı ihtiyaçları oranında bu sulardan yararlanabilir.
Somut olayda, dava konusu su kaynağının davacıya ait tapusuz taşınmaz içerisinde bulunduğu ve genel su niteliğinde olduğu uyuşmazlık konusu değildir.
Ne var ki, davacı bu sudan sadece davalı taraf ve diğer köylüler gibi geçici olarak içme suyu ihtiyacını karşılamak için yararlanmış, sulama suyu olarak ise kadim bir hakkının bulunmadığı tanık ve mahalli bilirkişi beyanları ile sabittir.
Bu durumda, tarafların önceki kullanım durumuna uygun olarak insan ve hayvan içme suyu ihtiyacı oranında bu sudan yararlandırılmaları, böylece eski kullanım şeklinin korunması sağlanmalıdır.
O halde, mahkemece yapılacak iş; tarafların insan ve hayvan sayısını resmi birimlerden tespit ettirip, bunların içme suyu ihtiyacının bu sudan karşılanmasından sonra artan bir su olup olmadığını araştırarak, ihtiyaçtan fazla bir su olması halinde davacının sulama suyu ihtiyacı oranında müdahalenin men-ine, aksi takdirde ise davanın reddine karar verilmelidir.
Bu husus gözetilmeden davalıların müdahalesinin men-ine karar verilmiş olması isabetli görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy