(4721 S. K. m. 175)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı (k.davacı) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davacı, 11.5.2001 tarihli dava dilekçesi ile; aylık 25.000.000 lira olan yoksulluk nafakasının artırılarak 250.000.000 liraya çıkarılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı, 29.8.2001 tarihinde karşı dava açarak; artırma talebinin reddi ile davacının yoksulluktan kurtulması nedeniyle nafakanın kaldırılmasını dilemiştir.
Mahkemece, yoksulluk nafakasının 80.000.000 liraya çıkarılmasına, kaldırılmasına dair karşı davanın reddine karar verilmiş, hüküm karşı davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan sosyal ve ekonomik durum araştırmasında, bu dava öncesinde davacı kadının mal varlığı ve gelirinin olmadığı yönündeki tanıklar ve cevaplar nedeniyle yoksulluk nafakası artırılmış ve kaldırılma yönündeki karşı dava reddedilmiş ise de, bu dava esnasında 6.12.2001 tarihli cevapla davacı eşin Mecidiyeköy'de ev aldığı, 17.4.2000 tarihinde 2000 model Passat marka araba aldığı, bu araçla kaza yapması sonucu 6.978.250.000 lira alacak ve 2.872.000.000 lira işlemiş faize hak kazandığı, bilahare 2.8.2001 tarihinde aracını 14.000.000.000 liraya sattığı anlaşılmaktadır.
Tarafların mali durumunun değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması, azaltılması veya tamamen kaldırılmasına karar verilebilir.
O halde, davacı kadının tespit edilen bu mal varlığına göre, ülkenin genel ekonomik ve sosyal durumu da nazara alındığında yoksulluktan kurtulduğu kabul edilerek, nafakanın kaldırılması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile bu yöndeki davanın reddi doğru görülmemiştir.
Kabule göre ise, davacı Nazlı'nın gelen nüfus kaydı kapalı kayıt olduğu halde, gittiği haneden yeniden aile nüfus kayıt tablosu celp edilmeden ve tarafların ekonomik ve sosyal durumunun tespiti için tapu sicil müdürlüğü "bankalar ve trafik tescil şube müdürlüğüne müzekkereler yazılarak cevapları beklenmek suretiyle sonucuna göre karar vermek gerekirken soyut beyanla ve eksik inceleme ile sonuca gidilmesi de doğru değildir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy