(4721 S. K. m. 4, 197)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı ile evli olduklarını, davalının evlilik birliğinin kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmediğini yaklaşık 25 yıldır başka bir kadınla gayrimeşru yaşadığını, kendisinin herhangi bir geliri ve gayrimenkulü olmadığını, bu nedenle aylık 200.000.000 TL nafakaya hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile dava tarihinden itibaren aylık 100.000.000TL nafakaya karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TMK'nun 197/2. maddesi gereğince; ayrı yaşamada haklı olduğu iddiasına dayanan tedbir nafakası niteliğinde olup, toplanan bilgi ve belgelerden davacı kadının ayrı yaşamada haklı olduğu anlaşılmasına göre; mahkemece, tedbir nafakasına hükmedilmesi doğru ise de; hakim nafaka miktarını takdir ederken tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını sağlıklı olarak belirleyip, ondan sonra nafakaya hükmetmelidir.
Yapılan ekonomik durum araştırmasında; davacının kayınpederine ait evde kira vermeden oturduğu, köyde tütüncülük yaptığı, yılda 300 kg tütün hasat ettiği bildirilmiş olup, adına kayıtlı 7 adet tarlası ayrıca 12 adet tarlada 1/4 ve 1/3 oranlarında hisse sahibi olduğu getirtilen tapu kayıtlarından anlaşılmakla birlikte, sahip olduğu tarlalarından ne kadar gelir elde ettiği hususunda araştırma yapılmamıştır.
Mahkemece, davacıya ait olduğu belirlenen taşınmazlar üzerinde keşif yapılıp, bilirkişi (ziraat mühendisi) aracılığı ile taşınmazların gelir miktarı saptanarak, tarafların gerçekleşen ekonomik ve sosyal durumlarına göre ve TMK'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak bir karar verilmesi gerekirken, davacının gelir durumu yeterince incelenmeden eksik inceleme sonucu hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy