(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 337)
Dava: Dava dilekçesinde 2.954.000.000 TL. alacak için takibe yapılan itirazın iptali ile, icra inkar tazminatına hükmedilmesi ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Temyiz isteminin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesi ile; müvekkiline ilişkin işyerinden davalının mermer satın aldığını, malın bedelini ödemediğinden; fatura bedelinin tahsili için icra takibi yapıldığını, takibe; haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini iddia ederek; itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde; Ben davalı ile mermer işi konusunda 2.300.000.000 TL (KDV dahil) fiyatla anlaştım. 1.900.000.000 TL'sini kendisine muhtelif tarihlerde ödedim. Kendisi mermer işini yapar iken; mineral duvarlara zarar vermiş ve bu zararı gidermemiştir. Bu sebeple kalan 400.000.000 TL borcumu ödemedim, diyerek savunmada bulunmuştur.
Mahkemece, Davacı (asile) meşruhatlı davetiye tebliğ edilmiş; 30.12.2004 günlü celsede HUMK. nun 329. maddesi gereğince kendisine 2.670.000.000 TL'yi alıp almadığı konusunda yemin eda ettirilmiş, davacı asil; davalı Fatma Kıvrak'dan 2.670.000.000 TL alacağı olduğunu, bu konuda yemin ettiğini, yemininde sebat ettiğini imzalı beyanı ile belirtmiştir. Dosyada toplanan deliller, bilirkişi raporu, eda edilen yemin doğrultusunda davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir gerekçesiyle itirazın iptaline, 2.954.00.000 TL alacağın ticari faiz ile birlikte davalıdan tahsiline, davalının, asıl alacak olan 2.672.700.000 TL üzerinden %40 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Her ne kadar, davacı; kendisine teklif edilen yemini eda etmiş ise de; yapılan yemin eksik olup, usulüne uygun bulunmamıştır. Zira davalı borcun 1.900.000.000 TL.sini ödediğini savunmuş, ödemeyi belge ile kanıtlayamadığından; davacıya ödemenin ispatı babından yemin teklifinde bulunmuştur. Davacı ise "benim davalı Fatma Kıvrak'tan alacağım miktar 2.670.000.000 TL'dir" bu konuda yemin ediyorum diyerek, ödemeye ait bir beyanda bulunmamış, borcun miktarına ait beyanda bulunmuştur.
Mahkemece, usulüne uygun yemin yaptırılmadan hüküm tesis edilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre de; itirazın iptali davasında; icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına hükmolunması gerekirken, ayrıca 2.954.000.000 TL alacağın ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline de karar verilmiş olması doğru değildir. Bundan ayrı, takip talebinde faize faiz istenmiş olup, bu hususun gözetilmemesi; alacağın, likit ve muayyen olmaması (yargılamayı gerektirmesi) sebebiyle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi de doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı biçimde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istem halinde temyiz edene iadesine, 18.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy