(1086 S. K. m. 427, 438) (1136 S. K. m. 164) (HGK 06.04.2005 T. 2005/3-169 E.- 2005/235 K)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, kararın temyiz kabiliyeti olmadığından bahisle temyiz talebinin reddine karar verilmiş, red kararı da davalı vekilleri tarafından temyiz edilmektedir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 21.7.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Yasa ile değişik 427/2 maddesi ile taşınır mal ve alacak davalarında temyiz sınırı 1.000.000.000 lira olarak hüküm altına alınmıştır.
Hukuk Genel Kurulunun 6.4.2005 tarih ve 2005/3-169 E.-235 K. sayılı kararı ile nafaka davalarında temyiz ve karar düzeltmede yıllık nafaka miktarının dikkate alınacağı açıklanmıştır.
Temyize konu edilen karar 5219 sayılı yasının yürürlüğe girdiği 21.7.2004 tarihinden önce verilmiştir. Kaldı ki yıllık nafaka miktarı (farkı) 1.000.000.000 liradan fazladır.
Mahkemece, 15.11.2004 tarihli karar ile temyiz talebinin reddine karar verilmiş olduğundan; red kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamında; ...Mahkemece istem bulunduğundan, sözü edilen madde gereğince; davalının memur olduğu gözetilerek, gelecek yıllarda nafakanın her yıl memur maaşlarına yapılan zam oranlarında artırılması cihetine gidilmiş ise de; tarafların gelecek yıllardaki ekonomik durumlarında meydana gelebilecek değişikliğin asgari olarak; paranın satın alma gücündeki azalma (enflasyon) oranında artırım olarak yorumlanması gerekir..... Bu nedenle, günün ekonomik koşulları, paranın alım gücü dikkate alındığında; hükmedilen nafaka miktarının gelecek yıllarda Toptan Eşya Fiyat Endeksindeki artış oranında artırılmasının (%65'i geçmemek kaydı ile); tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına ve kanunun kuruluş amacına uygun olduğunun kabulü gerekir. denilmektedir. Bozma ilamına uyulmuş olduğuna göre, bu durum yani nafakanın gelecek yıllarda Toptan Eşya Fiyat Endeksindeki artış oranında artırılması hususu, artık taraflar için müktesep hak oluşturur.
Mahkemece, bozma ilamı gereğince hüküm oluşturulması gerekirken, ülke ekonomisindeki dalgalanmalarda gözetilmeden, gelecek yıllar için nafakanın sabitlenmiş olması doğru görülmemiştir.
Ayrıca, artırılan nafaka miktarı üzerinden hesaplanan vekalet ücreti de Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uygun bulunmamıştır.
Sonuç: Bu hususların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, bu yönlere ilişen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün birinci maddesindeki ...19.12.2003 gününden geçerli olmak üzere 450.000.000 TL'ye yükseltilmesine, 19.2.2004 gününden geçerli olmak üzere 500.000.000 TL'ye yükseltilmesine, 19.2.2005 gününden geçerli olmak üzere 650.000.000 TL'ye yükseltilmesine, bu şekilde takdir olunan iştirak nafakasının açıklanan her yıl için sözlerinin çıkarılarak yerine gelecek yıllar için Devlet İstatistik Enstitüsünce açıklanan Toptan Eşya Fiyat Endeksi artış oranında artırılarak ifadesinin yazılması, ikinci maddesindeki 2.272.000.000 TL ücreti vekaletin ifadesinin silinerek yerine 432.000.000 TL ücreti vekaletin ifadesinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 02.05.2005 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy