(4721 S. K. m. 756)
Dava: Dava dilekçesinde suya vaki müdahalenin önlenmesi istenilmiştir. Mahkemece davacı Sait Ünver yönünden davasının husumet nedeniyle reddi, diğer davacılar yönünden davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, dava konusu yapılan yeraltı suyu, özellikle çıkış yeri bakımından (yol) genel sulardan sayılır.
Genel sulardan ise herkes kadim ya da öncelikli kullanım haklarını engellememek koşuluyla faydalı ihtiyacı oranında yararlanabilir.
Anılan sudan, davacıların sulama suyu olarak yararlanmalarının, davalıya nazaran öncelikli olduğu, yol çalışması nedeniyle suyun azaldığı, bir yıl önce davalı ile anlaşarak davalıya ait 12 parselin güneyinden geçen yolda yarma açmak suretiyle birlikte kullanmak üzere su çıkardıkları, bu yarmanın davacıların kullandığı suyu azalttığı davalının bir süre sonra davacılara su vermediği tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Dosyada mevcut 1.9.2004 tarihli zirai bilirkişi raporunda, ihtiyaçtan fazla su bulunduğu, tarafların bu suya olan ihtiyaçları (diğer kaynak suları ve yararlanma koşulları) gözetilerek, 10 günlük ve 5 günlük sulama periyotlarında davalı ve davacıların sudan yararlanabilecekleri gün sayısı belirlenmiş, bu suretle gereksinimlerinin yeterince karşılanabileceği açıklanmıştır.
Bu duruma göre, söz konusu yeraltı suyundan (anılan bilirkişi raporunda önerildiği gibi) tarafların ortaklaşa kullanımının sağlanması ve o yolda uygun bir düzenleme de yapılarak uyuşmazlığın sağlıklı ve kalıcı bir biçimde çözümlenmesi gerekir.
O halde, belirtilen şekilde davanın, gerçekleştiği oranda kabulüne karar verilmesi gerekirken, aksine düşünce ile yazılı şekilde tamamen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy