(4721 S. K. m. 995)
Dava: Dava dilekçesinde 13.000.000.000 lira ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmiştir. Her ne kadar, temyiz incelemesinin duruşmalı yapılması talep edilmiş ise de; değeri itibariyle duruşma isteminin reddine karar verilerek, temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili dilekçesi ile; murisin 18.3.2002 tarihinde ölümü ile, murise ait evde ve Talas'da bulunan yazlık villada; murisin ikinci eşi olan davalının oturmaya devam ettiğini, davalının müvekkillerine keşide edip ecrimisil istediği ihtarlara verilen cevapta; kendisinin de işgal ettiği taşınmazlarla ilgili kullanmadan dolayı bedel ödemesi gerektiği belirtilmiş ise de, bir ödemede bulunmadığını iddia ederek; murisin ölüm tarihinden itibaren hesaplanan ecrimisil bedeli olarak 13.000.000.000 liranın yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin, murisin ölümünden sonraki yaz sezonunda, yani 2002 yaz aylarında çok kısa bir süre için Talas'taki yazlık da (bağ evinde) oturduğunu, davacıların eve veya bağa gelmelerine engel olmadığını savunarak bu yerle ilgili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Toplanan delillere, dosya kapsamına ve bilirkişi raporuna göre, tarafların müşterek murisine ait dava konusu ev ve yazlık evi davalının kullandığı anlaşılmakla, bilirkişi ek raporuna göre davacılar hissesi toplamı olan 7.891.808.218 TL ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekmiştir, gerekçesiyle davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, hükme esas alınan bilirkişi raporunda; Talas'taki yazlık villada yaz aylarında (Haziran başından Eylül ayı sonuna kadar) mevsimlik olarak gelir getirme durumu söz konusu olduğundan, davacıların yazlık ev için ecrimisil miktarının 6.000.000.000 TL olduğu belirtilmiştir. Oysa davalıya çekilen ihtarnamenin tebliğ tarihi 30.9.2002 tarihidir. Bilirkişi tarafından taşınmazın mevsimlik kullanıldığının belirtilmiş olmasına göre, ihtarnamenin tebliğ tarihinden sonraki dönemde kullanım söz konusu ise; kullanım süresi için ecrimisile hükmedilebilir. Aksi takdirde; bu taşınmazla ilgili olarak talebin reddi gerekir. Mahkemece, davalının ihtarnamenin tebliğinden sonraki dönemde (mevsim itibariyle) taşınmazda oturup oturmadığı tam olarak saptanıp tartışılmadan hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 02.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy