(1086 S. K. m. 428)
Dava: Temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davacı vekili dilekçesi ile; müvekkillerinin muris muvazaası nedeniyle açtıkları tapu iptali ve tescil davasının kabul edilmesinden ötürü hissedarı oldukları taşınmazların tamamını kullanan davalıdan hisselerine isabet eden 10.000.000.000. TL. (ıslah ile 25.000.000.000.TL.) ecrimisilin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; tapu iptali-tescil davasının henüz kesinleşmediğini, 5 yıllık zamanaşımı söz konusu olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taraflar arasındaki muvazaa hukuksal sebebine dayalı tapu iptali-tescil davasının 15.10.2003 tarihinde kesinleştiği, bu davanın ise daha önce açıldığı, tapunun iptale kadar geçerli olduğundan söz edilerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Murisin, mirasçılardan mal kaçırmak maksadıyla yaptığı muvazaaya dayanan devir ve temlikler geçersiz olduğundan, davaya konu taşınmazları o şekilde iktisap eden davalının bu taşınmazları işgali iyi niyetli sayılamaz ve dolayısıyla kendinden mal kaçırılan mirasçı davacılar, murisin ölüm tarihinden başlayarak dava tarihine kadar geçen süre için ecrimisil isteyebilirler.
O halde, davacılardan davaya konu taşınmazlar için murisin ölüm tarihinden itibaren ecrimisil isteyebilecekleri gözetilerek dava tarihinden geriye doğru 5 yıl için belirlenecek miktara hükmedilmesi gerekirken, tapunun muris muvazaası nedeniyle iptal edildiği nazara alınmadan iptal davası kesinleşinceye kadar tapunun geçerli olduğundan bahisle davanın reddi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy