(4721 S. K. m. 995)
Dava: Dava dilekçesinde 500.000.000 TL ecrimisil ve 1.000.000.000 lira alacak, ıslah dilekçesi ile 30.850.000.000 lira ecrimisil, 35.850.000.000 lira alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dilekçesinde; müvekkili ile ağabeyi olan davalının Ardahan'dan gelip birlikte yaşadıklarını, davacının baba yerine koyup güvendiği ağabeyine kazançlarını verdiğini, davalı adına ortak kazanç ile alınan taşınmaza 3 katlı bina yapıldığını, oluşan bu değerden davalının pay vermediğini beyanla fazla hakkı saklı tutup ½ taşınmaz bedeline karşılık 1.000.000.000 TL alacak ile 1998-2002 arası 500.000.000 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, bilirkişi raporundan sonra ıslah ile talebini 35.850.000.000 TL (alacak) ve 30.000.000.000 TL'ye (ecrimisil) çıkarmıştır.
Davalı vekili süresinde verdiği dilekçe ile cevap süresinin uzatılmasını istemiş, uzatılan süre içinde verdiği cevabında da öncelikle zamanaşımı itirazında bulunarak davacının kendi geçimini dahi karşılayacak durumda olmadığı, trafik kazası geçirmesi ve cezaevinde yatması gibi nedenlerle davacıya müvekkilinin baktığını, taşınmaza katkıda bulunabilecek gelire hiçbir zaman sahip olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dinlenen tanık beyanları (davacı tanıkları) yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporu gerekçe gösterilerek davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu talebin bir kısmını oluşturan sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davalarında zamanaşımı 1 yıldır. Davalı süresinde zamanaşımı def'inde bulunmuştur. Bir yıllık süre, zarar görenin mal varlığındaki eksilmeye neden olan eylem veya işlemin haksız olduğuna kesin olarak inandığı ve mal varlığındaki eksilmenin miktarı ile haksız mal edinenin şahsını tam olarak öğrendiği tarihten itibaren işlemeye başlayacaktır.
Davacı tarafça, ortak kazanç ile davalı adına alındığı iddia edilen taşınmazın satın alınma tarihi 1992 (gayrimenkul noter satış vaadi sözleşmesi ile) olup, birbirlerinden anlaşmazlık sonucu ayrıldıkları ve davacının ecrimisil talebine başlangıç olan tarih ise 1998 yılıdır.
Mahkemece, zamanaşımı itirazı (alacağa ilişkin) ile ilgili olarak herhangi bir irdeleme ve araştırma yapılmadan, hüküm yerinde tartışılmadan, sadece ecrimisil talebine yönelik zamanaşımı itirazı varmışcasına değerlendirme yapılması doğru görülmemiştir.
Bunun dışında; ecrimisil, taşınmaz üzerinde zilyetliği bulunmayan malik tarafından, taşınmaza bir hakka dayanmadan veya malike karşı ileri sürülebilir bir hakka dayanmadan zilyet olan kimseye karşı yöneltilebilen bir talep ve dava türüdür. (Hak sahibi zilyedin kötü niyetli zilyetten isteyebileceği tazminat olarak da tanımlanabilir)
Somut olayda ecrimisil talebinin değerlendirilebilmesi için öncelikle çözümlenmesi gereken husus; dava konusu taşınmazın ortak alınıp alınmadığı, binanın ortak kazanç ile yapılıp yapılmadığı (sonucuna göre davacının bu ilişkide ancak verdiğini isteyebileceği) konularıdır. Bu hususların açıklığa kavuşturulabilmesi için davacı ve davalının tüm delilleri değerlendirilip sonuca gidilmesi gerekirken, davalıya tanık listesi için kesin süre verilmediği halde bildirilen tanıkları dinlenmeden ve eksik inceleme ile karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
Mahkemece yukarıda anlatılanlar ışığında inceleme yapılmaksızın sonuca gidilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy