(6570 S. K. Geç. m. 7) (4721 S. K. m. 2)
Dava: Dava dilekçesinde kira parasının 1.11.2003 gününden başlayarak aylık 1.750.000.000 lira olarak tesbiti istenilmiştir. Mahkemece davanın görev yönünden reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada, kiralanan taşınmazın bulunduğu semt, konum, emsal kiralar, hak ve nesafet ilkeleri dikkate alınarak yeni dönemde (1.11.2003 tarihinden itibaren) kira parasının artırılarak tespiti istenilmiş; mahkemece, davacının artış isteme nedenleri, ödenen kira parası ve bilirkişilerce belirlenen yeni dönem kirası gözetilerek istemin uyarlama olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, sözleşmeye bağlılık ilkesi (ahde vefa) hukuksal güvenlik, doğruluk-dürüstlük kuralının gereği olarak sözleşme hukukunun temelini oluşturur. Kural olarak sözleşenler bu ilkeye uygun olarak edimlerini yerine getirmek zorundadır.
Ancak, istisnai hallerde örneğin aşırı enflasyon, savaş hali gibi önceden beklenilmeyen ve öngörülemeyen durumlarda, edimler arasındaki dengenin ve sözleşme adaletinin bozulduğu, böylece uyarlama yapılması gerektiği kabul edilebilir.
Ayrıca her talep vukuunda sözleşmeyi değişen hal ve şartlara uydurmak mümkün değildir. Aksi halde özel hukuk sistemimizde geçerli olan irade özgürlüğü", sözleşme serbestisi ve sözleşmeye bağlılık ilkelerinden sapma tehlikesi ortaya çıkar.
Unutulmamalıdır ki sözleşmeye müdahale müessesesi, ikincil derecede yardımcı bir çözüm niteliğindedir. Öncelikle sözleşenlerin iradelerine ve sözleşmeye uygun olarak uyuşmazlığın giderilmesi gerekir.
Somut olayda, ilk kira ilişkisi 1.11.1980 tarihinde kurulmuş ve bu güne kadar artış yapılarak sürdürülegelmiştir. Davacının açıkça ya da örtülü olarak uyarlama istemi söz konusu değildir. Aksine, dava dilekçesinde sadece kira parasının yeni dönemde, mecurun konumu, emsalleri ile hak ve nesafete uygun şekilde artırılarak tespiti istenilmiştir. Davalı tarafça da uyarlama yönünde bir savunmada bulunulmamıştır. Olayda uzun süreli bir sözleşme değil uzun süren bir sözleşme ilişkisi mevcuttur. Değişen hal ve şartlar olağanüstü öngörülemez nitelikte de değildir. O halde uyarlama koşulları gerçekleşmediğine ve talep kira tespiti olduğuna göre uyuşmazlık kira tespiti olarak değerlendirilip yeni dönem kira parası hak ve nesafete göre hüküm altına alınmalıdır. Delillerin yanılgılı değerlendirilmesi sonucu görevsizlik kararı verilmesi isabetli görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 03.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy