(4721 S. K. m. 6)
Dava: Dava dilekçesinde iki tonluk su tankerinin iadesine karar verilmesi, mümkün olmadığı takdirde bedeli olan 2.000.000.000 liranın masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı dilekçesinde; yeğeni olan davalının, Mayıs 2000 tarihinde aralarındaki ortaklığı sona erdirmelerine rağmen, kendisine ait su tankerini alıp götürdüğünü, su tankerinin aynen iadesini, bu mümkün olmadığı takdirde bedeli olan 2.000.000.000 liranın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı duruşmadaki beyanında; davacı ile annemin dolayısıyla benim 2000 senesine kadar köydeki zirai ve ticari faaliyetlerimizde yarı yarıya ortak olduğu doğrudur. Davaya konu su tankeri 1990 senesinde yine parası yarı yarıya verilmek suretiyle satın alındı. 2000 yılındaki ortaklığın ayrılması ihtilaflı olmuştur. Ancak, varılan anlaşma sonunda traktör römorkunun davacıda kalması karşılığı tanker bize verildi diyerek savunmada bulunmuş, açılan davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davaya konu su tankerinin tarafların ortak oldukları bir dönemde satın alındığı, adi şirketin feshi ve sonrasındaki tasfiyeden sonra davalının evinde kaldığı, traktör römorkunun ise davacıda kaldığı anlaşılmış, davacının iddia ettiği gibi davaya konu tankerin davacının ortaklık harici parası ile kendi adına aldığı ispatlanamamıştır, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Medeni Kanunun 6. maddesi, Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür hükmünü içermektedir.
Maddeye göre kural olarak, iddia eden iddiasını ispatlamakla yükümlüdür. Mahkemece, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda delilleri toplanıp, sonucu dairesinde hüküm kurulmamıştır. Eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
Mahkemece yapılacak iş; davacı tarafa dava konusu su tankerini ortaklık harici kendi parası ile satın aldığına ilişkin belgelerini (fatura, irsaliye vs.) ibraz etmesi için süre verilmeli, belge ibraz edemediği takdirde; dava dilekçesinde, diğer kanuni deliller denilmek suretiyle yemin deliline de dayanıldığı gözetilerek, davalı tarafa yemin teklif etme hakkı hatırlatılmalıdır. Davalı tarafın ise, ortaklığın ayrılması sırasında traktör römorkunun davacıda kalması karşılığı, su tankerinin kendilerine verildiğine ilişkin iddiasını ispat babından tüm delilleri sorulup saptanmalıdır. Tarafların tüm delilleri toplanıp değerlendirildikten sonra, varılacak sonuç doğrultusunda karar verilmelidir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 02.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy