(4721 S. K. m. 756, 757, 758)
Dava: Dava dilekçesinde suya vaki müdahalenin men'i ve kal istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada, Arifegazili Kasabası, Erikli mevkiinde bulunan Kavak Çayı üzerinde, evveliyatından beri mevcut olan bentten, davacılar ve davacıların haricinde diğer köylülere ait en az 130 taşınmaz sulanmakta iken, davalıların 25.5.2003 tarihinde yaklaşık 200-250 metre mesafeye boru döşeyerek Kavak Çayının suyunu ikinci bende getirmeleri nedeniyle, davacıların ve 130 taşınmazın faydalandığı diğer bendin suyunun kesildiği, ekili yerlerin kurumaya başladığını, Kaymakamlığın 3.6.2003 tarih ve 2003/12 sayılı kararı ile davalıların bu yerden men edildiği belirtilerek suya vaki müdahalenin önlenmesi ve davalıların müdahale ettikleri yerin kal-i istenmiştir.
Mahkemece, Kavak Çayın suyunun ikinci bende getirilmesine ilişkin müdahalenin Arifegazili Beldesi ve Arabaçayı Köyü halkının ortak kararı ile, Arabaçayı Köyü halkı tarafından ve Arifegazili Belediye Başkanlığının desteği ile ortaklaşa yapıldığı, davalıların suyun ikinci bende götürülmesi ile ilgili haksız müdahalelerini olmadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda çözümlenmesi gereken sorun; Kavak Çayının genel su olup olmadığının tespiti, bundan sonra davalılar tarafından ikinci bende suyun ne şekilde nakledildiği ve bu durumda davacıların yararlandığı bendin suyunun etkilenip etkilenmediği, ayrıca boruyla ikinci bende su alınmasının davacıların yararlanmasına engel olup olmadığını tereddüde yer bırakmayacak şekilde saptamaktır. Her ne kadar keşif yapılmışsa da, suyun debisi ölçülmemiş, yukarıdaki hususlar araştırılmadan eksik inceleme ile karar verilmiştir.
O halde mahkemece, tapu fen memuru, jeoloji mühendisi ve ziraat bilirkişisi aracılığıyla keşif yapılarak (mahalli bilirkişi ve tanıklar keşif mahallinde dinlenmek suretiyle) mahallinde tam bir uygulama ile ikinci bendin açılmasının dava konusu derenin suyunu etkileyip etkilemediği, varsa oranı, suyun debisi somut ve bilimsel verilere uygun olarak açıklattırılmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy