(4721 S. K. m. 122)
Dava: Dava dilekçesinde nişanın bozulması nedeniyle takıların aynen iadesi olmadığı takdirde bedeli olan 2.300.000.000 lira alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Karşılık davada; 3.000.000.000 lira manevi tazminat ve 2.000.000.000 lira maddi tazminatın tahsili istenilmiştir. Mahkemece davacının davasının reddine, karşılık davanın ise kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı (k.davalı) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dilekçesi ile; müvekkili ile davalının 11.2.2003 tarihinde nişanlandıklarını, 9 aya yakın bir süre nişanlı kaldıklarını, ancak davalının olumsuz tutum ve davranışları nedeniyle nişanın bozulduğunu, nişanın haksız bozulması nedeniyle nişan merasimi esnasında davalıya takılan ve dilekçede belirtilen takıların aynen iadesine; olmadığı takdirde bedeli olan 2.300.000.000 TL. sının yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde takıldığı ileri sürülen takıların hepsinin nişanda takılmadığını, bir kısmının nişandan sonra (doğum gününde) takıldığını savunmuş, karşılık davasında ise; nişanın bozulmasından dolayı çok üzüldüğünü, yataklara düştüğünü ve tedavi gördüğünü iddia ederek; 3.000.000.000 TL manevi tazminat ve nişan töreninde yaptığı masraflar nedeniyle 2.000.000.000 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, tarafların nişanlandıktan sonra davacının davalıyı boyunun kısalığı nedeniyle beğenmediği, küçük gördüğü ve nişanın haksız olarak davacı tarafından bozulması nedeniyle; davacının davasının reddine, davalı karşı davacının maddi tazminat talebinin kanıtlanamaması nedeni ile reddine, nişanın haksız yere bozulmasının davalıda uyandırdığı üzüntü karşılığı 2 milyar TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı (k.davalı) vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, nişanın bozulması nedeniyle hediyelerin geri alınması istemine ilişkin davalarda; TMK'nun 122. maddesine göre kusur aranmamaktadır. Nişan töreninde takılan ve bilirkişi tarafından vasfı ve bedeli tespit edilen takıların aynen iadesine, mümkün olmadığı takdirde bedeline hükmedilmesi gerekirken, nişanın bozulmasında davacı tarafın kusurlu olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy