(2675 S. K. m. 8)
Dava: Dava dilekçesinde kira parasının 1.5.2004 gününden başlayarak aylık 350.000.000 lira olarak tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile aylık kira parasının 224.000.000 TL tespiti cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dava dilekçesinde, 1.5.2004 tarihinden itibaren aylık kira parasının 350.000.000 TL olarak tespit edilmesini talep etmiş, mahkemece; davanın kısmen kabulü ile aylık kira parasının 224.000.000.TL tespitine karar verilmiştir. Hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen 1.5.1990 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesinin kiralayan sıfatı ile Sördöla Şarite adına Rahibe Rigal tarafından imzalandığı ve tapu kaydına göre dava konusu taşınmazın Sördöla Şarite nam Fransız rahibelerinin mektep ve manastırı adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.
Taraf ehliyeti davada taraf olabilme yeteneğidir. Taraf ehliyeti, medeni (maddi) hukuktaki medeni haklardan istifade ehliyetinin medeni usul hukukunda büründüğü şekildir. Bir davada davacı ve davalının taraf ehliyetine sahip olmaları dava şartlarındandır. Bu nedenle davanın taraflarından birinin taraf ehliyetine sahip olup olmadığı mahkemece kendiliğinden (re'sen) gözetilir. Taraf ehliyetinin bulunup bulunmadığı bir davanın konusunu teşkil eder.
Tüzel kişilerde davanın tüzel kişi adına veya tüzel kişiye karşı açılması gerekir.
Tüzel kişi adına, tüzel kişinin organı tarafından dava açılır. Tüzel kişinin organı olmayan üyeleri veya ortakları, tüzel kişi adına dava açamazlar.
Tüzel kişiliği bulunmayan topluluğun taraf ehliyeti bulunmadığından böyle bir mahkeme hükmünün icra kabiliyeti yoktur. Çünkü taraf ehliyeti icra hukukunda da aranır.
Dava, davacı Sördöla Şarite adıyla tanınan Vincent de Paul'un yönetim kurulu kararına göre 5.6.2003 tarihinde genel başkan seçilen Evelyne Louise Luce Franc isimli rahibe tarafından verilen vekaletname gereğince avukat tarafından açılmıştır.
Yabancı tüzel kişiler de, Türk mahkemelerinde açacakları davalar ve kendilerine karşı açılacak davalarda taraf ehliyetine sahiptir. Bir yabancı tüzel kişinin, tüzel kişiliğe ve dolayısıyla taraf ehliyetine sahip olup olmadığı, tabiiyetinde bulunduğu yabancı devletin hukukuna göre belirlenir. (MÖHUK Md.8/IV).
Somut olayda, davacı hayır kurumunun tüzel kişiliğe ve dava ehliyetine sahip olup olmadığı yeterince araştırılmamıştır. O halde mahkemece taraf delilleri celp edilmek suretiyle davacının tüzel kişiliğinin ve temsilcisi olarak görülen kişinin de dava ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususlarının araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy