(2004 S. K. m. 67)
Dava: Dava dilekçesinde 2.850.000.000 lira alacak ve ferileri için takibe yapılan itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesi ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dilekçesi ile; müvekkilinin, dava konusu taşınmazı cebri icra yoluyla 28.7.2000 tarihinde satın almasına rağmen, davalıların haksız eylemi neticesinde Ocak 2003 tarihine kadar kullanamadığını iddia ederek; Mayıs 2001- Ocak 2003 tarihleri arasında tahakkuk eden kira bedeli olarak 2.850.000.000 TL'nin faizi ile tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali ile, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; "tüm dosya kapsamına göre; davacının, dükkanın mülkiyetini kazandığı tarihten sonra davalılarca kiralandığı, dükkanın bir bütün olduğu ve ihaleyle davacı tarafça satın alındığı, davalıların bu durumu bildiği" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; 2.500.000.000 TL'nin yasal faiziyle tahsili cihetine gidilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın davacı tarafından satın alınmasından sonra, taraflar arasında görülen el atmanın önlenmesi davasın da; mahkemece, Dava, davacının icra marifetiyle, ihaleden satın aldığı 26 ada 37 parsel sayılı taşınmaza davalıların el atmasının önlenmesi isteğine ilişkindir. Dava dışı 45 ve 46 parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki dükkan niteliğindeki ana yapının uzantısının mülkiyeti davacıya ait parsel içerisinde kaldığı, bilirkişi raporu ile saptandığından davanın kabulü ile; davacının malik olduğu 37 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kalan uzantısına davalıların el atmalarının önlenmesine karar verilmiş, hüküm Yargıtay aşamasından geçerek kesinleşmiştir.
Davalıların, mahkeme kararıyla men edildikleri yer; davacıya ait 37 parsel içerisine taşan dükkanın bir kısmı olup, bu kısımla ilgili ecrimisil hesabı yapılarak, belirlenecek miktarın hüküm altına alınması gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu, dükkanın bir bütün olduğundan bahisle, dava dışı parseller üzerinde bulunan dükkan kesimi için de ecrimisil hesabı yapılması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy