(818 S. K. m. 61) (YHGK 07.02.2001 T. 2000/13-1729 E. 2001/32 K.)
Dava: Dava dilekçesinde 3.000.000.000 lira sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada, kök muristen intikal eden iki parça taşınmaz üzerindeki eve faydalı gider yapıldığı ve ayrıca ilave inşaat tesis edildiği, işbu taşınmazların izale-i şuyu ile satıldığı böylece davalı mirasçıların sebepsiz zenginleştiği ileri sürülerek masrafların tahsili isteminde bulunulmuş; mahkemece bilirkişi raporu ve tanık anlatımları gözetilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, uyuşmazlığa konu taşınmazın Ekim 2003 tarihinde satıldığı böylece zenginleşme olgusunun bu tarih itibariyle değerlendirilmesi gerektiği dikkate alınmadan 2004 yılı birim fiyatlarına göre hesaplama yapan bilirkişi raporunun hükme esas alınması isabetli bulunmamıştır.
Kaldı ki sebepsiz zenginleşme kapsamının belirlenme yöntemi de doğru görülmemiştir. Bunun için söz konusu yapı, inşaat, imalat, tadilat vs. iyileştirmelerin maliyet hesapları değil, bu faydalı masraf ve imalatların taşınmaza (satış tarihinde) kattığı değer artışının tespiti önemlidir.
Ayrıca; yaklaşık 25 yıl önce yapılan bu giderlerle iyileştirilen ve kullanıma açılan binalar davacı tarafça fiilen kullanılagelmiş ve izale-i şuyu ile satın alınmıştır. HGK'nun 7.2.2001 gün , 2000/13-1729 E. 2001/32 K. Sayılı ilamında da vurgulandığı gibi davacının taşınmazdan uzun süre yararlanmış olması geri verme borcunun (sebepsiz zenginleşme) kapsamının belirlenmesinde dikkate alınmalıdır.
Mahkemece yapılacak iş; yeniden üç kişilik (inşaat, emlak ve mülk) bilirkişiler kurulu oluşturup, mahallinde keşif yaparak, bilirkişilerden; söz konusu iyileştirme ve imalatların maliyet hesaplarına girilmeden bunlar yok farz edilerek taşınmazların olduğu gibi ve bu iyileştirme ve de imalatlar yapılmış haliyle (izale-i şuyu satış tarihi itibariyle) değerlerini tespit ettirip aradaki fark kadar davalıların sebepsiz zenginleştiğini kabul edilmeli, iadenin kapsamı belirlenirken yukarıda açıklanan ilke de gözetilerek hüküm kurulmalıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 31.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy