(1086 S. K. m. 275)
Dava: Dava dilekçesinde 4.000.000.000 TL. alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği düşünüldü.
Karar: Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkillerinin murisi Feride Özekes ile eşi Celalettin Özekes'in T.C.Ziraat Bankasında teselsüllü müşterek hesaplarının bulunduğunu, Feride'nin 15.7.2000 gününde çocuksuz öldüğünü, ölümünden 2 tarih sonra eşi Celalettin'in müşterek hesaptaki bütün parayı sair mirasçılara haber vermeden çekerek (17.7.2000) kendi hesabına yatırdığını, Celalattin'in de dava konusu parayı sözlü vasiyeti ile Emekli Subaylar Derneğine bırakarak 5.9.2001 gününde hiç mirasçı bırakmadan vefat ettiğini beyanla, davacıların miras payı oranındaki miktardan şimdilik her biri için 500.000.000 TL olmak üzere toplam 4.000.000.000 TL'nın davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Emekli Subaylar Derneği, Celalettin'in vasiyeti iptal edildiğinden derneğin davalı sıfatı kalmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Davalı hazine vekili ise; Hazinenin ölen Celalettin'in tek mirasçısı olduğunu, paranın tamamının ölümü gününde Celalettin'in hesabında bulunduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Feride ve Celalettin'in bu hesap üzerinde ayrı ayrı tasarrufta bulunabilecekleri ve Celalettin'in hesabı kendi adına geçirirken yani vade tarihi olan 17.7.2000 gününde yetkisi olduğu gerekçe gösterilerek davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Birden fazla kimsenin bankada açtırdıkları ortak hesap, sözleşmeye dayanan müteselsil alacaklılık tipini oluşturur. Bankada birden çok kişi tarafından böyle bir hesap açtırıldığı takdirde hesap sahiplerinden her biri diğerinin onayına gerek olmaksızın müşterek hesap üzerinde tasarrufta bulunabilir. Müşterek hesaptaki paylar, aksi iddia edilip kanıtlanmadıkça birbirine eşittir. Zira para müşterek hesaba yatırıldığına ve pay bakımından bir anlaşma bulunmadığına göre, mülkiyetin yarı yarıya olmak üzere hak sahiplerine ilişkin olması gerekir.
Mevduat hesabı birden fazla kişiye ilişkin ise, mudilerden birinin ölümü halinde aksine sözleşme yoksa hesaptaki paralar eşit paylara bölünecek ve hayatta kalan mudiye kendi payı ödenebilecektir.
Somut olayda; banka cevabından Feride ve Celalettin Özekis'in teselsüllü müşterek mevduat hesabının 15.7.2000 tarihi itibariyle 45.000.000.000 TL olup 17.7.2000 gününde Celalettin'in müşterek hesabı kendi üzerine aldığı, Feride Özekes'in vefatından bankanın daha sonra haberi olduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece hesap türünün belirlenmesi, sözleşme maddelerinin tetkiki için sözleşme aslı (veya onaylı sureti) bankadan getirtilmeden ve içeriği irdelenmeden, bilirkişi raporu alınmaksızın yetersiz açıklama ve gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa mahkemece yapılacak iş; dava konusu hesaba ait sözleşme getirtilip konusunda uzman ve içlerinde bankacı da olmak üzere üç kişilik bilirkişi kurulu aracılığı ile inceleme yaptırılıp uygun sonuç dairesinde karar vermekten ibarettir. Yukarıdaki maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan eksik araştırma ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı biçimde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istem halinde temyiz edene iadesine, 23.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy