(4721 S. K. m. 683) (1086 S. K. m. 8)
Dava: Dava dilekçesinde kira sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti ile el atmanın önlenmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davacı vekili dilekçesi ile; davacı kooperatife ait olan ve projede gazino alanı olarak gözüken, bu şekilde de ruhsat alınan 8 metre karelik alanın baz istasyonu kurulması amacıyla kooperatif yönetim kurulu tarafından davalı şirkete kiralandığı, ancak kooperatif genel kurulu tarafından yönetim kuruluna kira sözleşmesi yapması hususunda yetki verilmediği, akit sonrasında da genel kuruldan onay istenildiği halde onay da alınamadığı, bu nedenle davaya konu kira sözleşmesinin baştan beri geçersiz olduğu ileri sürülerek, sözleşmenin geçersizliğinin tespiti ile, davalı şirketin geçersiz sözleşmeye dayalı olarak yaptığı baz istasyonunun sökülmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
HUMK'nun 8. maddesine göre; kira sözleşmesine dayanan her türlü tahliye, akdin feshi yahut tespit davaları ile bu davalarla birlikte açılmış kira alacağı ve tazminat davaları ve bunlara karşılık olarak açılan davalara, dava konusu edilen şeyin değerine bakılmaksızın Sulh Hukuk Mahkemesince bakılır.
Ancak, bunun için öncelikle taraflar arasında geçerli ve uyuşmazlık konusu olmayan bir kira sözleşmesinin bulunması gereklidir.
Dava konusu olayda ise; taraflar arasında yapılan kira sözleşmesi ihtilaf konusu olup, davacı taraf kira sözleşmesinin baştan beri (doğumundan itibaren) geçersiz olduğunu ileri sürerek iptalini istemektedir. Dava, bu niteliği itibariyle kira sözleşmesinin feshi olarak nitelendirilemez.
Ayrıca, dava konusu kiralananın arsa niteliğinde bulunduğu ve musakkaf olmadığı duraksamaya yer bırakmayacak şekilde açık bir olgudur.
O halde, dava konusu uyuşmazlığın değerine göre görevli mahkemenin tayini gerekir. Davaya konu 27.4.2000 başlangıç tarihli kira sözleşmesi 5 yıl süreli olup, yıllık kira bedeli 3.500 USD'dir.
Mahkemece; dava konusu uyuşmazlığın Sulh Hukuk Mahkemesinin görev sınırı üzerinde olduğu gözetilerek, dava dilekçesinin görev nedeni ile reddi gerekirken işin esası hakkında hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya uygun bulunmamıştır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy