(1086 S. K. m. 74, 428)
Dava: Dava dilekçesinde 6.954.810.000 liranın, karşılık dava dilekçesinde de 2.200.000.000 liranın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece takas ve mahsup işlemi yapılmak suretiyle 4.239.036.577 liranın davalı-karşılık davacıdan tahsiline dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalı-karşılık davacı vekili tarafından istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davalı vekili Av. Neşat Çetinkaya geldi. Aleyhine temyiz olunan davacı vekili Av. Güler Yılmaz gelmedi. Gelen vekilin sözlü açıklaması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, dava dilekçesinde 6.954.810.000 liranın, karşılık dava dilekçesinde de 3.450.00.000 liranın tahsili talep edilmiş, mahkemece her iki tarafın alacak miktarı yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve davalı-karşılık davacının alacağının diğer tarafın alacağından mahsup edilmek suretiyle hüküm kurulmuştur.
Açılmış olan bir davada, davalının aynı mahkemede ve aynı dosyada asıl davacıya karşı dava açmasına, karşılık dava denir. Mahkemece, asıl dava ve karşılık dava hakkında tek bir hüküm verilir ise de, hükümde asıl dava ve karşılık dava hakkında verilen kararlar ayrı ayrı gösterilir. Bunun sonucu olarak da hükümde asıl dava için ayrı karşılık dava için ayrı karar ve ilam harcı alınmasına, her iki dava için de ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. Ancak karşılık dava açılmadan davalının takas ve mahsup talebinde bulunması halinde, davacının alacağından -varsa- borcu takas edilmek suretiyle hüküm kurulması gerekir.
Davalı taraf 16.4.2002 tarihli dilekçe ile harcını da ödemek suretiyle kendi alacağı için karşılık dava açtığına göre mahkemece her iki dava hakkında ayrı ayrı hüküm kurularak, karar ve ilam harcı ile vekalet ücretinin de buna göre hesap edilmesi gerekirken, mahsup işlemi yapılarak karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı-karşılık davacı taraf için Yargıtayda' ki duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 400.000.000 lira (400 YTL) vekalet ücretinin davacı-karşılık davalıdan alınıp davalı-karşılık davacı tarafa verilmesine, ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.07.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy