(4721 S. K. m. 683)
Dava: Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hak saklı tutularak 500.000.000 lira ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemenin 2001/448 ve 2002/406 Esas sayılı dava dosyaları da bu dosya ile birleştirilmiştir. Islah ile müddeabih arttırılmıştır. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dilekçesi ile; muris Ali Bozacı'nın ölümü ile mirasçı olarak eşi Safiye ile, çocukları Gül, Kurthanım, Nurdan, Şakir, Mehmet ve Cemal'i bıraktığını; murisin ölümünden sonra erkek çocukların, kız çocukların rızası hilafına birden fazla taşınmazları ekip biçtiklerini veya kiraya verdiklerini; müvekkilinin payına düşen geliri vermediklerine iddia ederek; fazlaya ilişkin hak saklı tutularak 500.000.000 TL ecrimisilin faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı tarafından açılan mahkemenin 2001/448 esasa sayılı dava dosyası ile, davacılar Kurthanım aydın ve Nurdane Cabı tarafından açılan mahkemenin 2002/406 esas sayılı dava dosyaları da bu dosya ile birleştirilmiştir.
Davacılar vekili, ıslah dilekçesi ile bilirkişi raporları doğrultusunda müddeabihi artırmıştır.
Davalılar, dava konusu taşınmazlardan 744 nolu parseli kız kardeşlerine verdiklerini savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, ...muris Ali Bozacının ölümü ile taraflara intikal eden dava konusu taşınmazların davalılar tarafından kullanıldığı, davacıların kullanımının engellendiği, taşınmazların tüm mirasçıların katılımı ile yöntemine uygun bir şekilde taksiminin yapılmamış olduğu... gerekçesiyle davanın kabulü ile: davacılardan her birinin hissesine düşen 36.308.173.807 TL ecrimisilin faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
1) Hükme esas alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli değildir. Zira, bilirkişi ecrimisil hesabı yaparken; taşınmazların münavebeli ekilmesi gerektiğini gözeterek domates ve buğday verilerini esas almış olmasına rağmen, hesaplamayı ortalama verileri dikkate alarak yapmıştır. Oysa, aynı yıl hem domates hem de buğday üretimi yapılamayacağına göre; beş yıllık periyotta bir yıl domates, bir yıl buğday üretimi dikkate alınarak hesaplama yapılmalıdır. Öte yandan her parselde yetiştirilen ürünün aynı olmadığı anlaşılmaktadır. Yetiştirilen ürüne göre (şekerpancarı, lahana, ot vs) her parsel için ayrı ayrı verilerin dikkate alınması gerekmektedir.
2) Davalılar, dava konusu taşınmazlardan 744 nolu parseli davacılara verdiklerini ve bu parseli ekip biçmediklerini savunmuşlardır. Keşifte dinlenen bilirkişi, taşınmazın davalılar tarafından kullanıldığını bilmiyorum dediğine göre, davacılar; taşınmazın davalılar tarafından kullanıldığını, ekilip biçildiğini ispat etmeleri gerekir. Bu husus araştırılmadan, bu parselle ilgili ecrimisile hükmedilmiş olması da doğru görülmemiştir.
3) Davalı vekili, 24.4.2003 tarihli ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı itirazında bulunmamış ise de; 14.7.2004 havale tarihli ıslah dilekçesine karşı (birleştirilen dava dosyası için), zamanaşımı itirazında bulunmuştur.
Kısmi ıslah yoluyla müddeabihin artırılabilmesi olanağı, bir anlamda, artırıma konu kısmın ek dava yoluyla istenilmesinin alternatif niteliğindedir. Eş söyleyişle, kısmi davadaki ıslah ile bu yola gidilmeyip ek dava açılması halleri, davacıya aynı hak ve olanakları tanıyan seçimlik yollar olduğundan, usul hukuku açısından sonuçlarının da aynı olması gerekir.
Mahkemece; davalının, ıslah dilekçesine karşı usuli itirazı olan zamanaşımı definin dikkate alınmamış olması ve yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması da usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04.07.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy