(818 S. K. m. 409)
Dava: Dava dilekçesinde itirazın iptali ile takibin devamına ve % 40 icra inkar tazminatının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. HUMK 428. madde şartları oluşmadığı için ve miktar itibariyle duruşma talebinin reddi ile işin esası incelendi:
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, Emlak komisyoncusu olarak evinin satışında aracılık yapmak üzere davalı ile sözleşme imzaladığını bu iş için emek ve para harcadığı halde davalının akde aykırı hareketi ile başkasına satışı gerçekleştirdiğini sözleşme uyarınca %6 komisyon ve %10 cezai şart olmak üzere 4.000.000.000 lira alacak üzerinden yürütülen takibe vaki itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, taraflar arasında akdedilen komisyon sözleşmesine konu dairenin davacı tarafından satılmadığı ve komisyon ücreti ödenmesini gerektirir bir hizmet ifa edilmediğinden davacıya herhangi bir komisyon borcu olmadığını ve davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının evin satımı konusunda emek ve mesai harcadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin ancak kendisi gibi bir sözleşmeyle feshedilebileceği, bu yapılmadığından ötürü davanın kabulü ile %40 inkar tazminatının tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında yapılan 1.5.2004 tarihli sözleşme ile davacı emlakçı, davalıya ait taşınmazın 25.000.000.000 lira üzerinden satışına aracılık etmeyi ve akit yapma safhasına kadar getirmeyi üstlenmiştir.
Ancak, davaya konu dairenin satışına davet amacıyla sözleşme süresinin bitimine 10 gün kala davacı komisyoncu tarafından ihtar çekildiği ve müşteri bulunduğu bildirilmesine rağmen dairenin emlakçı katılımı olmadan satışının yapıldığı sabittir. Bu durumda davacı taraflar arasında akdi ilişkinin kurulmasına aracılık etmemiştir. Davacı emlakçı aracılık hizmeti sunmayı üstlenmiş devre dışı bırakılmayı önleme için de sözle cezai şart koymuştur.
Her ne kadar davacı akdin kurulması için sözleşmenin bitimine 10 gün kala ihtar çekmişse de sözleşme hükümlerini büyük oranda yerine getirmemiştir Davacının yaptığı hizmete karşılık talep edilen miktarın altında bir ücrete hak kazandığı cezai şartın ve inkar tazminatı koşullarının gerçekleşmediği anlaşılmaktadır.
Sonuç: Yukarıda anlatılanlar ışığında tellallık ücretinin BK.409.maddesine göre indirim yapılmadan karar verilmiş olması doğru değil ise de bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm fıkrası 1.bent 4. satırında yer alan 2.500.000.000 TL rakam ve kelimesinin karar metninden çıkarılarak yerine 500.000.000 TL rakam ve kelimesi yazılmak suretiyle, 5. satırında yer alan asıl alacak üzerinden hesap edilecek %40 inkar tazminatının da davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine cümlesinin karar metninden çıkarılarak düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 30.06.2005 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy