(818 S. K. m. 488) (4077 S. K. m. 3, 23)
Dava: Dava dilekçesinde 2.188,674.062 lira için takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi, icra inkar tazminatına hükmedilmesi ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece mahkemenin görevsizliği cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dilekçesi ile; müvekkili (davacı) ile davalının, dava dışı Taşkın S.'nın aldığı tarımsal krediler genel sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak birlikte imzaladıklarını, borçlu Taşkın Saka'nın ödemede temerrüde düşmesi üzerine alacaklı bankanın icra takibine geçtiğini, müvekkilinin 6.8.2002 tarihinde borcun tamamını icra dosyasına ödediğini; müvekkilinin asıl borçlu hesabına müteselsil kefil olarak ödediği tutarın davalı Engin D. hissesine düşen miktarını icra yoluyla tahsilini talep ettiklerinde, davalının icra takibine haksız itiraz ettiğini ileri sürerek; itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, itirazın iptaline konu olan ihtilafın TC. Ziraat Bankası ile Tüketici konumunda olan taraflar arasında tarımsal krediler genel sözleşmesinden kaynaklandığı 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı yasanın 3. maddesinde anlatılan satıcı, tüketici ve mal hizmet kavramlarına uygun olduğu, tüketici kanunundan kaynaklanan her türlü ihtilafa aynı kanunun 23. maddesi uyarınca tüketici mahkemesinin bakması gerektiği gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliği cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava, Borçlar Kanununun 488. maddesine dayanan kefilin kefile rücuna ilişkindir. Taraflar arasındaki borcun kaynağı Borçlar Kanununa dayandığına göre, davaya genel mahkemelerde bakılması gerekir. Mahkemece, borcun kredi sözleşmesinden kaynaklandığı bu nedenle davaya Tüketici Mahkemesinde bakılması gerektiğinden bahisle, yanılgılı değerlendirme sonucu görevsizlik kararı verilmiş olması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy